İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )

Hasan Ali Çelik

Sakarya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 1.314 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Ali Çelik (AK Parti), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOR VE ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMASI HK.KAN TAS. ( S.SAYISI :135 )); konuşma 1.314 kelime.

Hasan Ali Çelik (AK Parti, Sakarya). “Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-ali-celik-22-2003-05-29-bor-ve-urunleri-arastirma-enstitusu-kurulmasi-hk-kan-tas-s-sayisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 135 sıra sayılı, Bor ve Ürünleri Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili, AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Benden önce konuşan, Cumhuriyet Halk Partisinin değerli milletvekili Ali Topuz'a da teşekkür ederim.

Ülkelerin sosyoekonomik kalkınmalarında, doğal kaynaklar önemli bir yere sahiptir. Bir ülkenin ekonomik açıdan gelişmişliği ile o ülkenin sahip olduğu maden kaynakları miktarı ve maden ürünlerinin tüketim düzeyi arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Bugün, ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin kişi başına maden ürünleri tüketiminin yüksek olması, bunun açık bir göstergesidir.

Ülkemizde, madencilik faaliyetleri çok eski tarihlere dayanmaktadır ve bugüne kadar, Anadolu'da, birçok madenin üretimi gerçekleştirilmiştir; ancak, sanıldığının aksine, ülkemiz, maden kaynakları bakımından değil, maden çeşitliliği yönünden bir zenginliğe sahiptir. Bugün, ülkemiz madencilik sektöründe 53 farklı maden ve mineralin üretimi yapılmakta olup, bunlardan bor tuzları, trona, bakır, krom, alüminyum, gümüş, altın, mermer, ponza, perlit, linyit gibi yeraltı zenginliklerimiz başta yer almaktadır.

Ülkemizde küçük ve orta ölçekli çok sayıda maden yatakları mevcut olup, bu yataklar küçük ve orta ölçekli kamu ve özel işletmeler tarafından işletilmektedir. Bu işletmelerin de uluslararası piyasalarda rekabet etme şansı, genellikle üretim ve miktar bakımından, azdır. Yılda 130 000 000 - 140 000 000 ton civarında maden üretiminin gerçekleştirildiği ülkemizde, bunun parasal değeri 2,5 milyar dolar civarındadır. Ayrıca, ülkemiz madencilik sektöründe, yılda, yaklaşık, 530 000 000 dolar ihracat yapılmakta; doğalgaz ve petrol hariç, 1 milyar dolar civarında da ithalat yapılmaktadır. İhracatın en azından ithalat rakamını acilen karşılaması öncelikli hedefimizdir.

Son yirmi yılda madencilik sektöründe yatırımların gittikçe azalması nedeniyle, madencilik sektörünün ortalama büyümesi, sanayiin ve genel ekonomik büyümenin gerisinde kalmıştır. Son yıllarda, madencilik sektörünün ortalama büyüme hızı yüzde 1 civarında seyretmektedir. Ayrıca, ülkemiz madencilik sektörünün gayri safî millî hâsıla içindeki payı da yüzde 1,5 civarındadır. Bu oranların en kısa sürede yükseltilmesi sağlanmalıdır.

Ülkemiz, sahip olduğu doğal kaynaklardan sadece bor tuzlarında, dünya ölçeğinde büyük rezervlere sahiptir. Dünya toplam bor rezervi, yaklaşık 1 milyar ton B2O3 olarak verilmektedir. Dünyadaki önemli bor yataklarının ise, Türkiye, Rusya ve Amerika Birleşik Devletlerinde olduğu bilinmektedir ve bunun yüzde 63,6'sı Türkiye'dedir.

Dünyadaki en önemli bor üreticileri, Amerika Birleşik Devletlerinde yerleşik US Borax ve ülkemizin en büyük ve tek üreticisi ve borla ilgili hizmet eden kurumu Eti Holding Anonim Şirketidir.

Dünya bor üretimi, son yıllarda, B2O3 bazında 1 500 000 ton, bor tüketimi ise, yine üretim düzeyinin bir yansıması olarak 1 500 000 ton olarak gerçekleşmektedir; yani, üretim ve tüketim, birbirinin hemen hemen aynıdır.

Dünya bor üretiminin yüzde 70'ten fazlasını Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye gerçekleştirmektedir. Yine, dünya bor tüketim pazarını gelişmiş ülkeler oluşturmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye, ihracatının büyük çoğunluğunu bu gelişmiş ülkelere yapmaktadır.

Bor, çok yaygın kullanım alanına sahip olması nedeniyle sanayi ürünlerinin en önemli girdilerindendir. Dünya toplam bor rezervinin yaklaşık yüzde 63,6'sını topraklarında barındıran ülkemizde, bor cevherinin üretim ve pazarlama işlemleri, 2840 sayılı Kanunla, yine "bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır" hükmü gereği Eti Holding Anonim Şirketi tarafından yürütülmektedir. Eti Holding Anonim Şirketi tarafından üretilen bor cevherleri, rafine ürün haline getirilmekte ve böylece, bu alandaki yurtiçi ve yurtdışı talep karşılanmaktadır.

Bor, sanayiin birçok dallarının vazgeçilmez hammaddelerinden birisidir; cam, kimya ve deterjan sektörü, seramik ve polimerik malzemeler, otomotiv ve enerji sektörü, metalurji ve inşaat, füzeler, radarlar, uzay ve hava araçları, nükleer uygulamalar, askerî araçlar, yakıtlar, bilgi ve elektronik çağının yaşanmasına neden olan elektronik ve iletişim sektörü, gıda, tarım ve kozmetik sanayii gibi birçok sektördeki ürün ve teknolojik yeniliklerin yapılmasında ve geliştirilmesinde en önemli hammaddelerden biri olmuştur. Diğer bir ifadeyle, bor, sanayiin tuzu olarak ifade edilmekte olup, canlılar için hayatî bir önem taşıyan elementtir.

Bu ve benzer özellikleri nedeniyle, borun faydaları ve kullanım alanları sayılamayacak kadar çok yaygın olup, sürekli artmaktadır; yeni ve daha ileri aşamadaki bileşikleriyle bor, katmadeğeri çok yüksek ürünlerin başında gelmektedir.

Borun gelecekte potansiyel olarak kullanılabileceği birçok sektör bulunmaktadır. Bu kapsamda, yakıt hücreleri ve izolasyon nedeniyle enerji sektörü; magnezyum-bor gibi ürünlerin kullanıldığı iletişim sektörü ve özellikle çinko boratın kullanıldığı yangın geciktiriciler, sürtünmeye, aşınmaya dayanıklı malzemelerin kullanıldığı sektörler, manyetik cihazların kullanıldığı sektörler ile tarım sektörü, borun, gelecekte potansiyel olarak kullanılacağı sektörler olarak bilinebilir.

Ülkemizin bor işletmeciliğindeki hedefi, halen 1 200 000 000 dolar tutarındaki dünya bor piyasasından daha büyük pay elde etmektir. Bu kapsamda, Eti Holding, üzerine düşen çalışmaları yapmakta ve özellikle, konsantre bor yerine, katmadeğeri yüksek rafine bor ürünleri üretip pazarlamaya yönelik çalışmalarını artırarak sürdürmektedir.

Yabancı ülkelere ihraç ettiğimiz bor ürünlerine dayalı olarak, o ülkelerde bora dayalı sanayiin kurulduğu ve rafine ürünlere göre daha pahalı ve sayıları da -değişik kaynaklarda farklı olarak verilmekle beraber- 250'nin üzerinde olan ürünlerin daha fazla ekonomik yarar sağladığı, hepimizin malumudur. Bu sanayi ürünlerinin bazılarının tonu 2 500 dolar civarındadır. Bunlar, hem birim kütle bazında daha yüksek değerdedirler ve hem de savunma sanayiinden sağlık ve enerjiye kadar değişik alanlarda değerlendirilen ya da değerlendirilmek üzere çalışmalar yapılan ileri teknoloji ürünlerinin üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadırlar.

Bu noktadan hareketle, çinko borat, bor karbür, bor nitrür, ferro bor, elementer bor gibi, bor kimyasallarına dayalı sanayi tesislerinin ülkemizde kurulmasını gerçekleştirmek için gerekli her türlü çalışmanın yapılması ve o ülkelere ihraç edilen cevherlerin ülkemizde işlenerek, katmadeğerin ülkemizde kalması için çalışmalar yapılması ve bunun için de, diğer sanayi dallarıyla işbirliği yapılarak, yatırım olanaklarının araştırılıp özel sektörün bu alana yatırım yapmasının sağlanılması gerekmektedir.

Bu doğrultuda yapılacak yatırımlarla, hem katmadeğer ülkemizde kalacak ve hem de yeni iş alanları oluşturularak, bor madenlerimizin, ülke ekonomisindeki gerçek yerini alması sağlanacaktır.

Ülkemiz, son yıllarda, dünya bor piyasasındaki etkinliğini artırmak ve Avrupa ile Uzakdoğu pazarlarında daha etkin olmak amacıyla, diğer büyük yabancı bor üreticisi firmalarla yoğun bir rekabet içerisine girmiştir. Bunda başarılı olabilmesi için, teknolojik yönden dışa bağımlılığı azaltmak ve kendi teknolojisini oluşturmak zorundadır. Bir başka deyişle, yeni bir ürün üretmek ya da var olan ürün veya proses üzerinde değişiklik yapmak üzere birtakım ar-ge çalışmalarının yürütülmesi gerekmektedir ve bunlara önem verilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, mevcut rafine bor ürünlerimizin kalitelerini ve çeşitliliğini artırma imkânlarının araştırılması şarttır. Günümüzde gittikçe önem kazanan, dünyadaki pazar payı yüksek sanayiden enerjiye, uzay teknolojisinden sağlığa kadar hemen hemen yaşamımızın her alanında kullanılmakta olan bor cevherleri ve özel bor kimyasallarının üretim proseslerinin araştırılarak, uygulamaya yönelik verilerin elde edilmesi büyük önem arz etmektedir. Böyle bir amaca ulaşmada gözönüne alınması gereken unsurların başında gelen araştırma geliştirme faaliyetlerinin temel yapı taşları, araştırmacı, finans ve pazardır. Ar-ge'nin temel üç unsurunu bünyesinde barındıran, bor rezervimiz ve mevcut kullanım alanları ile dünya pazarlarındaki yeri dikkate alınarak, tamamen bor üzerine araştırma ve çalışmalar yapacak ve Türkiye'de oluşturulmasında büyük yarar görülen, sanayii yönlendirecek ve bu sanayiin önünü ancak açarak gelişmesine yardımcı olacak kurumun yapılandırılmasının gerekliliği açıktır.

Bu amaçtan yola çıkarak, ülkemiz madenciliğinde önemli bir yer tutan bor madeni varlığımızın katmadeğerinin yurtiçinde kalmasına yönelik olarak, bor sanayiinin kurulmasını ve özel sektörün de bu sanayide yerini almasını sağlamak üzere, değişik alanlarda kullanıcıların araştırmaları için gerekli bilimsel ortamı sağlamak, bor ve ürünlerini kullanan ve bu alanda araştırma yapan kamu ve özel hukuk tüzelkişileriyle işbirliği yaparak, bilimsel araştırmalar yapmak, yaptırmak, katkı sağlamak ve koordine etmek amacıyla, kamu tüzelkişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip ve kanunen de kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere, bor ve ürünlerini araştırma enstitüsünün kurulması, ülkemiz menfaatları açısından büyük öneme sahiptir.

Sayın milletvekilleri, bilindiği gibi, bütün bunlar, yapılan çalışmalar ve bu enstitünün varlığı, ham üründen çok, rafine edilmiş uç ürünlere yönelmiş, sanayide kullanılır hale getirilmiş, teknolojiyi önplana çıkarmayı hedefleyen bir enstitüyü ülkemize kazandırmaktır. Bordan bir şey kazanılacaksa, bunun, teknoloji geliştirerek ve bor kullanan endüstrilere yatırım yaparak, araştırma ve geliştirmeye, teknolojiye önem vererek sağlanabileceği gerçeğini ortaya koymak gerekir. Bundan dolayı, bor ve ürünleri araştırma enstitüsü, geç kalmış ve bugün gündeme gelmiş, 59 uncu AK Parti Hükümetine nasip olmuş bir faaliyet olarak karşınızdadır. 22 nci Dönem Parlamentosu, bir millî değerin, bor madeninin, gerçek değeriyle ve millî menfaatlara uygun düşecek tarzda uç ürünler üretmeye yönelik teknolojik araştırmaları yapmak suretiyle değerlendirilmesini sağlayacak bor ve ürünleri araştırma enstitüsünü oylarınızla ve takdirlerinizle kuracaktır.

Bu vesileyle, tasarının yasalaştırılması, madencilik sektöründe ülke menfaatına atılmış en önemli adımdır diyor; bor madenimizin, ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine, millî gelirin yükselmesine, yoksulluğun azalmasına bir nebze çare olabileceğine inanıyor, yüce milletimin değerli temsilcilerini saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook