İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri

Hasan Aydın

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 614 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Aydın (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 614 kelime.

Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASAN AYDIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; üzerinde konuştuğum madde, 6 ncı madde, yeni tertip, harcama ve gelir kalemleri açılmasına ilişkin madde.

Bildiğiniz gibi, bu kalemler, esas itibariyle, bütün bakanlıklara uygulanacak olan kalemler ve Maliye Bakanlığı tarafından uygulanacak. Bunu uygulayacak olanlar bakanlarımız, bakanlarımızın yetkilendirdiği unsurlarımız; yani, insanlar.

Bu kürsüde, malî bütçe konuşulurken, bu bütçenin insanî yanının, insan unsuru yanının da önemle dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.

Sevgili arkadaşlarım, umuyor ve diliyorum ki, bu bütçenin uygulanmasında, Maliye Bakanımız, bizim bugün duymuş olduğumuz kuşkulara yersizlik verecek kadar doğru davranacak ve başarılı olacaktır; ancak, bazı bakanlarımız, daha şimdiden, bu bütçenin uygulanmasında, –dün olduğu gibi- inanılmaz derecede keyfî, kürsüye ele geçirdiklerinde, kendi düşüncelerini dünyanın en doğru düşünceleri olarak ifade eden bir davranışı sergilemekte mahzur görmemekteler.

Dün burada bir tartışma yaşandı, şahsım adına, bu Mecliste, seviyenin iyi olması gerektiği, iyi bir nitel çalışma yapmanız gerektiği düşüncesindeyim; ama, bir bakanımız, yine bütçe konuşması çerçevesinde, buraya çıkıp, doğru olmayan, gerçekçi olmayan, aslı astarı bulunmayan bir şekilde ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti içerisinde görev yapan, Millî Eğitim camiasında görev yapan bir insan için, 65 000 000’un önünde ismini vererek, bu insanın soruşturmaya tabi tutulduğunu söyleyebiliyor; Kartal İlçe Millî Eğitim Müdürüdür, adı Besim Er’dir diyebiliyor. Bu arkadaşımız hakkında soruşturma var, soruşturmanın selameti açısından, bunu, Kartal’dan aldık, Adalar’a gönderdik diyor. Ben orada müdahale ediyorum, doğru değil Sayın Bakanım, ben Kartallıyım diyorum. Sayın Bakanımız ısrar ediyor... Ben, Atatürkçü olduğunu varsayarak görevden aldığınız... Burada ifade ediyor, ısrar ediyorum yerimden, böyle bir hakkınız yok...

Sevgili arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyetinin bir bakanı, gerçeği olmayan, aslı olmayan... Bir soruşturma yapılmış, hatta, iki soruşturma yapılmış. Bu soruşturmaların sonucunda, bu Millî Eğitim Müdürü aklanmış, aklanmanın da ötesinde, aynı döneme denk gelen Bakanlıktan çok ciddî de bir teşekkür belgesi almış. Sayın Bakan, burada kendini haklı çıkarabilmek için, yanlış bilgilere dayanarak, doğru olmayan bilgilerle bir Millî Eğitim Müdürünü, toplum önünde kolaylıkla itham altında bırakabilmekte, suçlayabilmekte ve kürsüde dönüp haklılığını iddia edebilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, vicdanınıza sesleniyorum: Sayın Bakan, burada, altmışbeş milyonun önünde bu iddialarda bulundu. Bu Millî Eğitim Müdürü bizim gibi bir vatandaş, bunun çocuğu var, çoluğu var, eşi var, dostu var, ahbabı var, kendisi hakkında bir bakan, Türkiye Cumhuriyeti Bakanı “yolsuzluk soruşturması var” diyor. Türkiye Cumhuriyetinin altmışbeş milyon insanının önünde konuşuyor. Bu arkadaşımız kaç kişiye anlatacak kendisinin böyle bir durumda olmadığını?! Hangimizin böyle bir hakkı var?!.. (CHP sıralarından alkışlar) Türkiye Cumhuriyetinde devlet olsa bile, hangimizin, bir soruşturma sonuçlanmadan, beraat etme, aklanma ihtimali varken, Türkiye Cumhuriyetinin kürsüsünü... (AK Parti sıralarından gürültüler) Burada okuyarak söylüyorum değerli arkadaşlarım, konuştuklarım belgelidir...

AHMET UZER (Gaziantep)Sayın Sözen’in yaptığı doğru muydu?

HASAN AYDIN (Devamla)Sayın Başkan, müdahale ederseniz iyi olur; zamanım çok kısa çünkü.

Değerli arkadaşlarım, ben bir gerçeği söylüyorum, bugün bakan olunabilir, bugün iktidar olunabilir... (AK Parti sıralarından “ne alakası var” sesleri) Bütçe çerçevesinde konuşuyorum.

Bu harcamaların nereye gidebileceğini, insanlarımızın konuşurken ne yapabileceklerini -insanlarımızın bu düşüncelerini ve paralarını nereye gönderebileceklerini- ben şahsen, yeni harcamaların nereye ayrılabileceğinden endişe ettiğim için bu örnekleri verme ihtiyacındayım. Bu harcamalar, insanlar için yapılıyor, devlet için yapılıyor değerli arkadaşlarım.

Sayın Bakanın, burada, bu hatasını tashih etmesini diliyorum; çünkü, sonuçta, üç gün sonra bütün devlet kadroları korkarlar. “Devletin bir bakanı çok kolay ortaya çıkabiliyor, bir insan hakkında aslı esası olmayan iddialarda bulunabiliyor” derler, devlet büyük bir sıkıntı çeker, devlete karşı güvensizlik oluşur. Lütfen bu olayı düzeltelim.

Aynı şekilde bir başka arkadaşınız, bir başka bakanımız hata yaptı. Çok rahat televizyonlara çıkıp “efendim, bu fotoğraf meselesiyle ilgili bir şey yok” diyebiliyor; böyle savuşturuyor, geçebiliyor. İşte belge arkadaşlar... Belgeyi size okuyorum: “Millî Eğitim Bakanı Sayın Erkan Mumcu’nun bir fotoğrafı, okullara asılmak üzere, daha önce posta yoluyla gönderilmişti, Sayın Bakanın aynı amaçla çekilen yeni fotoğrafı, önümüzdeki günlerde, CD halinde yeniden gönderilecektir. Daha önce gönderilen fotoğraf, çoğaltılarak okullara gönderilmiş ise, yeni gelecek fotoğrafların değiştirilmesini...”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 27 Mart 2003

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook