İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İcra ve iflas kanunu ile ceza evleriyle mahkeme binaları inşası karşılığı olarak alınacak harçlar ve mahkumlara ödettirilecek yiyecek bedelleri hakkındak.kan.değ.yap.ilişkin kan.tas. ( ss. 804 )

Hasan Kara

Kilis Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 65. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Mart 2005 · 531 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Kara (AK Parti), 2 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İCRA VE İFLAS KANUNU İLE CEZA EVLERİYLE MAHKEME BİNALARI İNŞASI KARŞILIĞI OLARAK ALINACAK HARÇLAR VE MAHKUMLARA ÖDETTİRİLECEK YİYECEK BEDELLERİ HAKKINDAK.KAN.DEĞ.YAP.İLİŞKİN KAN.TAS. ( SS. 804 )); konuşma 531 kelime.

Hasan Kara (AK Parti, Kilis). “İcra ve iflas kanunu ile ceza evleriyle mahkeme binaları inşası karşılığı olarak alınacak harçlar ve mahkumlara ödettirilecek yiyecek bedelleri hakkındak.kan.değ.yap.ilişkin kan.tas. ( ss. 804 )”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-kara-22-2005-03-02-icra-ve-iflas-kanunu-ile-ceza-evleriyle-mahkeme-binalari-insasi-karsil (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN KARA (Kilis)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 804 sıra sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında AK Parti Grubum adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Anayasamızın 2 nci maddesinde ifade edilen devletin temel nitelikleri arasında en önemli özellik hukuk devleti ilkesidir. Bu, toplumun olmazsa olmaz kuralıdır. Bir devlet, kuralları ne kadar hukuk devleti ilkesine dayandırabilirse, o kadar çağdaş, müreffeh ve yaşanılır bir toplum haline gelir. Bunun için, gerek hükümetimiz gerekse 22 nci Dönem Parlamentosu çok ciddî çalışmalar yapmış, hukuk alanında çok köklü reformlar yapılmış, bir yönden ülkemiz hızla çağdaş hukuk mevzuatına kavuşturulurken, diğer yandan da bu mevzuat günümüz ve ülkemiz koşullarına uyumlu hale getirilmiş, bir yandan da ilk defa yerli ve kendimizin yaptığı diyebileceğimiz köklü hukuk reformlarına imza atılmıştır. Gerek Türk Ceza Kanunu gerek Ceza İnfaz Kanunu gerek CMUK gerekse İstinaf Mahkemelerinin Kurulması Hakkında Kanun ve benzerini sayamayacağım birçok hukuk reformu sayılabilecek kanunların yasalaşması, hükümetimizin ve 22 nci Dönem Parlamentodaki milletvekillerimizin yoğun ve uzun çalışmaları sonucunda yasalaşmıştır.

Burada, Anamuhalefet Partisine de teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Bu yasaların gerek yapılması gerek yasalaşması aşamasında çok olumlu katkıları olmuş, destekleri olmuştur. Ayrıca, Adalet Komisyonu Başkan ve üyeleri de çok yoğun bir şekilde çalışmış ve en uyumlu komisyon olarak belki de Meclisimizin tarihine geçmiştir.

Her ne kadar bazı çevreler "bu yasalar Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde çıkarılıyor" dese de, bu, ülkemizin menfaatları açısından, insanımızın ihtiyaçları için, ülke gerçekleri gözönüne alınarak, tamamen yerli mahsul ürünler olarak çıkarılmıştır.

Şu anda görüşeceğimiz bu düzenleme de, hukuk reformunun bir uzantısı olarak Yüce Parlamentonun huzuruna getirilmiş bulunmaktadır. Gönül isterdi ki, İcra ve İflas Kanunu toptan ele alınsın, aynen Türk Ceza Kanununda olduğu gibi toptan bir düzenlemeye tabi tutalım; ama, zaman bakımından sıkıntı olduğu için bu şekilde kısmî düzenleme yoluna gidilmiştir.

İcra ve İflas Kanununun bazı maddelerinde önceki tarihlerde değişiklik yapılmış ise de, günümüzün değişen sosyal ve ekonomik koşulları nedeniyle, adaletin hızlandırılmasına yönelik adlî reform çalışmaları çerçevesinde, alacaklı ile borçlunun menfaatlarının bağdaştırılması ve kanunun aksayan yönlerinin düzeltilmesi, kanunda boşlukların doldurulması, bazı kötü niyetli kişilerin bu boşluklardan yararlanma teşebbüslerinin önlenmesi, uygulamada tereddütlerin giderilmesi ve bazı konulara açıklık getirilmesi amacıyla bu tasarı hazırlanmıştır; ancak, tasarıda, İcra ve İflas Kanununun bütün hükümleri ele alınmamış, öncelik arz eden değişiklikler yapılmıştır.

Öte yandan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısıyla ilk derece mahkemelerince verilen kararların olaylara, maddî hukuka ve usul hükümlerine uygunluğunu denetlemek üzere bölge adliye mahkemeleri kurulmuş ve bu mahkemelerce verilmiş olup da temyiz olunan kararların yalnızca hukuka uygunluğunu denetleme ve içtihat mahkemesi olma görevi Yargıtaya verilmiş olduğundan, icra tetkik mercii kararlarına karşı istinaf yoluna başvurma olanağı getirilmesine yönelik düzenlemeler yapılması zarurî hale gelmiş ve bu tasarıyla ağırlıklı olarak bu yapılmıştır.

Teknik hususlara çok fazla girmek istemiyorum. Burada, icra kâtiplerinin Bakanlıkça atanması, icra kâtiplerinin icra müdür ve yardımcılarının aynı statüye getirilmesi, icra ve iflas dairelerinin yaptıkları işlemlerin kamu düzenine aykırı olması halinde süresiz şikâyet nedeni olarak şikâyet edilebilmesi, yine istinaf yoluna başvurma süresinin on gün olması ve benzeri hususlar kanunun ilerleyen maddelerinde önümüze gelecek.

Ben, çok fazla vaktinizi almak istemiyorum. Şu temenniyle sözlerimi bitirmek istiyorum: Allah, kimseyi icralık etmesin, kimseyi iflas ettirmesin dilek ve temennisiyle, bu tasarıya olumlu oy vereceğimizi bildirir, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 2 Mart 2005

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook