Denizcilik müsteşarlığının kuruluş ve görevleri hk.khk de değişiklik yapılmasına dair kan.tas. ( ss. 734 )
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 65. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Mart 2005 · 948 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Tuna (AK Parti), 2 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENİZCİLİK MÜSTEŞARLIĞININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK.KHK DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KAN.TAS. ( SS. 734 )); konuşma 948 kelime.
Mustafa Tuna (AK Parti, Ankara). “Denizcilik müsteşarlığının kuruluş ve görevleri hk.khk de değişiklik yapılmasına dair kan.tas. ( ss. 734 )”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-tuna-22-2005-03-02-denizcilik-mustesarliginin-kurulus-ve-gorevleri-hk-khk-de-degisiklik-y (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA TUNA (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; muhalefet partisine mensup arkadaşımızın eleştirilerine cevap vermeden önce, bu tasarının getirdikleri üzerinde biraz konuşmak istiyorum.
Denizcilikle ilgili uluslararası kurallar, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kuruluşu olan Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından düzenlenmektedir. Uluslararası niteliği olan bu düzenlemelerden biri de, Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirilme ve Vardiya Standartları Hakkında Uluslararası Sözleşmedir. Bu uluslararası sözleşme, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 20 Nisan 1989 tarihinde kabul ettiği 3539 sayılı Kanunla uygun bulunmuştur.
Türkiye, bu sözleşmeye katılma kararını 22 Temmuz 1992 tarihinde Uluslararası Denizcilik Örgütüne bildirmiş, sözleşmenin 13 ve 14 üncü maddeleri uyarınca 22 Ekim 1992 tarihi itibariyle sözleşmeyle uyumlu düzenleme yapma yükümlülüğü altına girmiştir.
Bu sözleşme, denizcilik eğitimi için gerekli asgarî şartları belirlemektedir. Bu sözleşmede eğitim programları yönünden süre ve konuları, eğitime katılacak adaylarda aranan nitelikleri, eğitimi verecek eğitmenlerde bulunması gerekli nitelikleri, eğitimde kullanılacak tesis, araç ve gereçleri ayrıntılı olarak standartlara bağlamıştır. Bütün bunlar, eğitim, imtihan ve belgelendirmeyi içeren ve bu sözleşmeyi imzalayan ülkeler tarafından aynen muhafazası gereken bir sistematik bütünlük teşkil etmektedir.
Bu sözleşmenin bir diğer özelliği de, denizcilik eğitimini müfredat bazında düzenlemiş olmasıdır. Maalesef, Türkiye olarak bugüne kadar bu sözleşmeye uyumun sağlanması konusunda mevzuatın hazırlanarak yürürlüğe konulmasında belli bir gecikme yaşanmıştır. Bugün burada gündeme gelen bu kanun tasarısıyla, bu gecikmenin önemli bir bölümünü telafi etmeye çalışmaktayız. Denizcilik sektörüyle ilgili olanların çok iyi hatırlayacakları gibi, 1980'lerde, gelişme yolunda çok iyi bir rüzgâr yakalayan deniz ticaret filomuzda çalışacak nitelikli gemiadamı bulunamamıştır. Dolayısıyla, birçok gemimiz ya sefere çıkamamış ya da gecikmeli olarak sefere çıkmıştır. Bu nedenle, müteakip yıllarda çıkarılan Türk Uluslararası Gemi Sicil Yasasıyla, Türk Bayraklı gemilerde yabancı gemiadamı çalıştırılabilme imkânı tanınmıştır.
Gelişen deniz ticaret filomuzun gemiadamı ihtiyacı artmaktadır. Dünyada da bu ihtiyaç artmakta ve gelişmekte olan uluslar, sadece kendi gemileri için değil, yabancı bayraklı gemiler için de gemiadamı yetiştirmek için çalışmalar yapmaktadır. Türkiye'nin, öncelikle kendi deniz ticaret filosuna, daha sonra da dünya deniz ticaret filosuna nitelikli, yetişmiş gemiadamı yetiştirme imkânı vardır. Gerek Türk bayraklı gemilerde gerekse yabancı bayraklı gemilerde çalışabilmek için, Uluslararası Denizcilik Örgütünün belirlediği ölçülerde bir denizcilik eğitiminin gemiadamlarına verilmesi gerekmektedir. Uluslararası standartlara uyumlu bir denizcilik eğitimi verildiğinde, bu eğitime dair ülke raporu, o ülkenin denizcilik idaresi tarafından Uluslararası Denizcilik Örgütüne verilir. Gerek evrak üzerinde gerekse yerinde yapılan inceleme sonucu, Uluslararası Denizcilik Örgütü, o ülkenin, denizcilik eğitimi bakımından uluslararası standartlarda olduğunu tespit ettiğini, o ülkenin denizcilik eğitimi açısından beyaz listede olduğunu açıklar. Bu açıklama üzerine, beyaz listeye dahil ülkelerin gemiadamları istihdam edilebilir.
Memnuniyetle belirtmek gerekir ki, ülkemizin de, Uluslararası Denizcilik Örgütünün Mayıs 2004 tarihinde yaptığı açıklamayla, Türkiye'nin uluslararası standartları yakaladığı tespit edildiğinden, beyaz listeye alındığı açıklanmıştır. Bunlar da göstermektedir ki, yetiştireceğimiz gemiadamları, sadece Türk gemilerinde değil, yabancı bayraklı gemilerde de çalışabilecektir. İşte, bu imkânı değerlendirmenin yolu, denizcilik eğitimini yaygınlaştırmaktır. Bu da bu yasayla gerçekleştirilecektir.
Bu yasada, denizcilik eğitimi, belgelendirilmesi ve denetimi hususları düzenlenmektedir. Bugün, birçok Batı ülkesinde, Uluslararası Denizcilik Örgütünün belirlediği standartlara uygun, nitelikli gemiadamlarının bir bölümü, meslek eğitim kurumları, kolejler ve kurslarda yetişmektedir. İngiltere, buna bariz bir örnek olarak verilebilir. 2003 yılında, İngiliz ticaret filosuna katılan 600 zabitten 18 adedi üç yıllık üniversite eğitimi almış, diğerleri ise tamamen kurs ve kolejlerden yetişmiştir. Uluslararası Denizcilik Örgütü, tüm üye ülkelerin uluslararası standartları yakalaması için, model kurslar belirlemiş ve bu kurs mevzuatları çerçevesinde, model kurs kitapları hazırlamıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun tasarısıyla, Denizcilik Müsteşarlığının denizcilik eğitimine yönelik olarak üç temel görev ve yetkisi düzenlenmektedir. Birincisi, gemiadamlarının eğitimi; ikincisi, gemiadamlarının belgelendirilmesi ve sınavları; üçüncüsü, denizcilik eğitim- öğretim kurumlarının denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
Dünyada, denizyoluyla yapılan ticaretin artmasına paralel olarak gemi sayısında da artış meydana gelmektedir. Denizcilik her ne kadar kazançlı bir iş olsa da, meslekî koşulların zorluğu, denizcilerin denizden ayrılmasına, sanayileşmiş ülkelerin vatandaşlarının ise bu mesleği tercih etmemesine sebep olmaktadır. Türkiye, hem kendi filosunun hem de yabancı filoların deniz işgücü gereksinimini karşılayabilecek insangücü potansiyeline sahip bir ülkedir.
Bu yasa tasarısıyla, Türkiye'deki denizcilik eğitimi, uluslararası sözleşmelerin belirlediği şartlara uygun olarak yaygınlaşmış olacaktır.
Tasarının 1 inci maddesiyle, Denizcilik Müsteşarlığı, eğitim, imtihan ve belgelendirmeyle ilgili esasları belirlemek üzere yetkilendirilmektedir.
Tasarının 2 nci maddesinde, eğitim ve eğitim programları ile staj süreleri taraf olunan sözleşmelerin hükümlerine bağlı kalınmak üzere, eğitim verme yetkisine sahip resmî kurumların kendi mevzuatlarına; özel kurumların ise, Denizcilik Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca onaylanan öğretim programına tabi oldukları düzenlenmiştir. Özel öğretim kurumlarına verilen bu yetkiyle, her seviyedeki yeterlilik belgesine yönelik eğitim verebilme özelliğiyle, sektörün ihtiyacı olan gemiadamı ihtiyacını karşılamanın yolu da açılmış olacaktır.
Denizcilik eğitimi almış olan gemi zabitleri ile üst yeterliliklere terfi edecek olanların yeterliliklerini sınav yoluyla kanıtlamaları, uluslararası sözleşmeye göre bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun bir gereği olarak, bu tasarıyla, gemiadamlarının yeterliliklerini tarafsız olarak belirlemek üzere bir sınav merkezi kurulması ve sınavlarla ilgili malî işlerin kanun seviyesinde düzenlenmesi sağlanacaktır.
Tasarının 3 üncü maddesiyle, denizcilik eğitimi denetleme kurulu teşkil edilmektedir. Bu kurul, denizcilik eğitim kurumlarındaki faaliyetleri ve idarenin belgelendirmeyle ilgili işlemlerini, önceden belirlenmiş kalite standartları doğrultusunda denetleyecektir. Uluslararası sözleşme uyarınca, bağımsız kurul tarafından yapılan denetlemeler, bir rapor halinde Uluslararası Denizcilik Örgütüne bildirilmek zorundadır.
Ek madde 11, kurul üyelerinin kimlerden oluşacağını ve malî işleyişiyle ilgili gerekli düzenlemeleri tanzim etmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanun tasarısı, Avrupa Birliğine en hazır sektörlerden biri olan denizciliğimizi bir adım daha ileri götürecektir. Gemiadamlarının eğitimleri yanında, içhukukumuz açısından zorunlu ve bağlayıcı kurallar kapsamında, bugüne kadar kanunî bir dayanaktan yoksun olarak yürütülmeye çalışılan ve idarenin sorumluluğunda bulunan denizcilik eğitim kurumlarının denetlenmesi ve gemiadamlarının belgelendirilmesine yönelik sınavların uygulanması da bu tasarının kanunlaşmasıyla hukukî dayanağa kavuşturulmuş olacaktır.
Özetleyecek olursak, 1989 yılından bu yana, uluslararası sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerimizin önemli bir bölümünün çözümü, bu tasarının yasalaşmasıyla sağlanmış olacaktır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım, muhalefet partisine mensup arkadaşımızın muhalefet şerhiyle ilgili, komisyonda da belirttiği hususları ve hepimizin elinde bulunan metinden bu muhalefet şerhini aynen okuyorum:
Şimdi, burada birçok tenakuz var ve yanlış bilgilendirme var. Muhalefet şerhinde deniyor ki: "Uluslararası sözleşme hükümlerinden..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 2 Mart 2005