İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Denizcilik müsteşarlığının kuruluş ve görevleri hk.khk de değişiklik yapılmasına dair kan.tas. ( ss. 734 )

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 65. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Mart 2005 · 606 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 2 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENİZCİLİK MÜSTEŞARLIĞININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK.KHK DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KAN.TAS. ( SS. 734 )); konuşma 606 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Denizcilik müsteşarlığının kuruluş ve görevleri hk.khk de değişiklik yapılmasına dair kan.tas. ( ss. 734 )”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2005-03-02-denizcilik-mustesarliginin-kurulus-ve-gorevleri-hk-khk-de-degisiklik-y (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kanunun bütünü üzerinde konuşacak arkadaşlarımız, aradan bir kanunun çekilmesi sonucu burada olamadılar, gerekli bilgiyi veremediler; ama, acil birkaç anekdotu sizinle paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, birincisi, Denizcilik Müsteşarlığı yönetmelikler çıkarmış idi. Bu yönetmelikler de, kanunda karşılığı olmadığı için iptal edildi. Dolayısıyla, Denizcilik Müsteşarlığının görevlerinin bir kısmı şimdi boşlukta kaldı. Bunun bir karşılığı yok. Dolayısıyla, kanunla belirlenmesi lazım ki yönetmelik çıksın. Şu anda, Denizcilik Müsteşarlığımız, limanların sınırları belirlenmek istense, sınırları dahi belirleyemiyor. Böyle bir Müsteşarlığın görev yapabilmesi söz konusu mudur; hayır.

İkincisi, değerli arkadaşlarım, Denizcilik Müsteşarlığı çok önemli bir yapı. Bu kanunla, eğitilmiş personel alımı, kadrolaşması nasıl yapılacak bilemiyorum; ama, elindeki yapıyı doğru kullanmasını sağlamamız lazım. Nasıl doğru kullanacak bu yapıyı; özellikle liyakat sahibi insanlarla çalışacak. Dikkat ederseniz, burada, bu kanunda, denizcilik alanında faaliyet gösteren personellerin eğitilmesi de yer alıyor, onların çalışma koşulları da yer alıyor. Şimdi, burada, üniversitelerimizin bir itirazı vardı; bunu görmezden gelemeyiz; liyakat kazanmış lisans sahibi arkadaşlarımızla, eğitilmiş insanla, lise mezunuyken kurslara gitmiş insanları aynı türde gemiadamı olarak adlandırmayalım ve onurlandırmayalım diyorlar; onlar da çalışsın. Müsteşarlığımızın bunun karşısındaki görüşü şuydu; deniliyor ki, dünyada en küçük ülkede dahi bizim denizadamlarımızdan daha fazla deniz adamı yetişiyor, bırakın da denizadamı yetişsin; tabiî yetişsin. Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili, nüfusunun onda 1'i kadar olan ülkelerde daha fazla denizadamı yetişiyor; ama, bunu yaparken, siz, lisans sahibini, liyakat sahibini de düzey olarak onunla aynı kefeye koyarsanız, eğitilmiş insan ile eğitilmemiş insan arasındaki farkı kaldırırsanız veya bu eğitimi, on aylık bir kurs eğitimi, onbeş aylık bir kurs eğitimiyle yapabilirsiniz derseniz, buradaki eğitimde adalet anlayışını ortadan kaldırmış olursunuz. Kimse uzun süre okumaya, kimse lisans sahibi olmaya veya bu üniversitelerin varlıklarını korumaya yönelik tüm çabalarını ellerinden almış olursunuz. Peki, nasıl yapılmalı; değerli arkadaşlarım, bence, denizadamı yetişsin; ama, üniversiteden mezun olan liyakat sahibine bir belge verin, sınava girsin; kurstan mezun olan liyakat sahibine bir başka belge verin. İhtiyaca göre istihdam etmek isteyen, o koşullarda istihdamını yapsın; ama, bizim, devlet olarak da, görevimiz şu olsun: Her gemide ne kadar lisans sahibi çalıştırılacağını, ne kadar liyakati olacağını belirleyelim yönetmeliklerimizde ve Türkiye'de, denizadamının çalışma biçimi açısından bir bütünlük sağlamasını ortaya koyabilelim. Lisans sahibi de görev alabilsin, lisans sahibi olmayan da görev alabilsin, kurstan mezun olan da görev alabilsin. Biz, kursta yanlış eğitim verilir demiyoruz. Ben de kurs işletmecisi olarak görev yaptım onbeş yıl. Kursta da eğitim verilir; ama, kursta ortaya konulan sertifik programla üniversitede ortaya konulan lisans programı arasında dağlar kadar fark vardır; bunun aksini kimse iddia edemez.

Çok kısa bir süre kaldı; bir de, görevlere gelmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, denizlerin temizliği açısından, biliyorsunuz, Çevre Bakanlığı görevli. Basel'e göre, denizde bir nükleer atık, kirlilik vesaire varsa -kimyasal kirlilik- bunu, Çevre Bakanlığı temizler; ama, Çevre Bakanlığı, daha Türkiye'nin her yerinde, madenlerinden akıtılan zehirli maddeleri temizleyemedi; üç tarafı denizlerle çevrili bir kıyıyı temizleyebilmesi mümkün değil. Elinde ekipman varken, bu iş, Denizcilik Müsteşarlığının işidir arkadaşlar; oraya verilmeli, Çevre Bakanlığı denetçi olarak buna katılmalı, Çevre Bakanlığı talepte bulunmalıdır. Bir işi, gerçekten yapması gereken insan yerine, elinde ekibi, teçhizatı bulunmayan bir başka kuruma verirseniz, Türkiye'de, bu iş, içinden çıkılmaz hale gelir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Seyhan.

TACİDAR SEYHAN (Devamla)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlarım, şunu anlatmak istiyorum: Türkiye'de bir tıkanma var. Kurumlar görevini yaparken, yasal düzenlemeler açısından sıkıntı çekiyorlar. Kurumlar görevini yaparken, yetki kargaşası taşıyorlar. Bunun çelişkisi, Türkiye'ye, zarar olarak geri dönüyor. Bu çelişkiyi ortadan kaldırmamız lazım, görev ve sorumlulukları ayrıştırmamız lazım; ama, liyakati olan insan neredeyse, teçhizatı olan insan neredeyse, bölgesel olarak kadrolaşmayı hangi kurum sağlamışsa, bu işin organizasyonunu ona vermek lazım. Eğer bunu sağlayamazsak, önümüzdeki günlerde, bunun bize getirdiği sıkıntıları daha fazla konuşmak zorunda kalacağız.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 2 Mart 2005

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook