Gündemdeki çalışma konularına ilişkin
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 65. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Mart 2005 · 1.208 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
İdris Naim Şahin (AK Parti), 2 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN); konuşma 1.208 kelime.
İdris Naim Şahin (AK Parti, İstanbul). “Gündemdeki çalışma konularına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-naim-sahin-22-2005-03-02-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, şahsımın isminin geçtiği, aslında 3 adet olan dokunulmazlık dosyasının görüşülmesi sadedinde söz almış bulunmaktayım.
Aleyhte söz alan... Düzeltiyorum, önergenin lehinde söz alan Cumhuriyet Halk Partili milletvekili arkadaşlarımızı dinledim. Arkadaşlarımız, her alanda olduğu gibi, çoğu zaman olduğu gibi, olayların gerisinde gitmenin, gerisinde kalmanın, hadiselerin kenarından hüküm verme alışkanlığını devam ettirmenin örneğini bugün de sürdürdüler; bu kürsüyü, bugün de, yine içi boş, anlamsız konularla meşgul etme tercihinde bulundular; tercih kendilerinin.
ALİ TOPUZ (İstanbul)Allah allah!..
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)Ben, sözün siyasî değerlendirme kısmını daha sonra yapmak üzere, bugün, ismimin de geçtiği İstanbul Büyükşehir Belediyesinde kamu görevi yaparken hakkımda isnat edilen -pek çok kamu görevlisi arkadaşlarımla birlikte isnat edilen- suçların devam eden yargılama sürecinde 3 Kasım 2002 tarihli seçimlerde milletvekili seçilmem dolayısıyla, yargılamanın, benim ve birkısım milletvekili olan diğer partili arkadaşlarım açısından ertelenmesi kararı karşısında, bizim dışımızdaki arkadaşlarımız, yani sanık arkadaşlarımız itibariyle sonuçlanan kararlarını, öncelikle -inşallah, bugün anlarlar, bugün fark ederler- Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın ve Sayın Genel Kurulun ve Yüce Milletimizin bilgisine arz etmek isterim.
İddia edilen suçlamalardan birisi, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması devam eden, biten ve bitişi de 22 Ocak 2003 tarihinde beraatla neticelenen, Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından, 6 Ekim 2004 tarihinde beraat kararı onaylanan bir dosyadır. Doğal olarak, bu dosyada ve bundan sonraki diğer dosyalarda, milletvekili olmam dolayısıyla, benim ve benim gibi milletvekili olan arkadaşlarımızın duruşmaları, soruşturmaları ertelenmiştir; ancak, şunu açıklıkla belirtmek isterim ki, 3 Kasım 2002 tarihine kadar devam eden ve nihaî kararı 22 Ocak 2003 tarihinde, yani hemen seçimlerden bir sonraki duruşmada nihaî kararı verilen bu dosyada, benim ve benim durumumda olan milletvekili tüm arkadaşlarımın savunmaları açık seçik verilmiştir, dosyadadır. Bu dosyalar, benim ve arkadaşlarımın savunmasını yapmadığı, savunmasını vermediği dosyalar değildir; verilmiştir, açıklanmıştır ve kararları da buradadır. İsteyenler, ayrıca bu kararları alabilirler, gönderebiliriz.
İkinci dosya, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden dosya. Bu dosyanın, yine, ifadeleri, savunmaları, milletvekili olmadan önce ben ve arkadaşlarım tarafından yapılmış ve bu dosya da, 1 Aralık 2003, yani milletvekili seçimlerinin üzerinden bir ay dahi geçmeden nihaî kararı verilmiş ve halen de, temyiz üzerine, Yargıtayda derdest olan bir dosyadır.
AHMET IŞIK (Konya)Beraat kararı verilmiş, değil mi?
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)Evet; beraat, karar beraattır. Arkadaşım hatırlatıyor; karar beraattır. Bütün arkadaşlarımız, bizim dışımızdaki bütün arkadaşlarımız beraat etmişlerdir.
Bir üçüncü dosya, yine, 27 Şubat 2003 tarihinde beraat kararı verilen, İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinde. Biraz önce, gazete haberlerinden, kupürlerinden istifade ederek, 140 küsur trilyon zarar ettirildiğini veya kârdan mahrum bırakıldığını, arkadaşlarımızın, hesap kitap yapmadan "kaç bilboard'dan kaç para elde edilir, bugün itibariyle o bilboard'lar kaç para getiriyor" diye zahmet edip hiçbir araştırma yapmadan, afakî bir şekilde, gelip, burada -kullandığı bilgilere dayanarak- yapmak istedikleri suçlamadan da, yine 27 Şubat 2003 tarihinde arkadaşlar beraat etmişler, benimle ilgili kısmı da ertelenerek yasama dokunulmazlığı kapsamında Meclise gönderilmiştir.
ALİ TOPUZ (İstanbul)Siz de gidin beraat edin.
İSMET ATALAY (İstanbul)Siz de beraat edin.
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)Şimdi, ben de gidip beraat edeyim Sayın Topuz, doğru söylüyorsunuz. Ben de gideceğim beraat edeceğim; merak etmeyin.
ATİLA EMEK (Antalya)Biz de onu bekliyoruz.
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)Ancak, sizler gazete haberlerinden çok yararlanmayı tercih eden "şıracının şahidi bozacı" anlayışını, ne yazık ki, farkında olmadan uygulayan bir parti görünümünden kurtulabilirseniz, inanırım, sizin için de iyi olur. (AK Parti sıralarından alkışlar)
V. HAŞİM ORAL (Denizli)O medyayı siz yarattınız.
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)Çünkü, bu memlekette dokunulmazlık konusu, İdris Naim Şahin olarak benim şahsî bir konum, şahsî bir imtiyazım değil, Adalet ve Kalkınma Partisinin düzenlediği, getirdiği bir müessese değil, belki Cumhuriyet Halk Partisinin sahip çıkması gereken, Cumhuriyet Halk Partisinin üzerinde hassasiyet göstermesi gereken bir müessese; ama, biz de cumhuriyetin, demokrasinin, hukuk düzeninin değerlerine, temel kodlarına, temel unsurlarına en az sizin kadar sahibiz, galiba bugün sizden biraz daha fazla sahibiz. (AK Parti sıralarından alkışlar) Şu anlamda biraz daha fazla sahibiz...
Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; bu Mecliste 3 Kasım 2002 tarihinden önce var olan 550 milletvekilinin yüzde 80'i yeni isimlerle geldi; ama, bu Meclis baki, bu müessese baki, bu devlet baki, bu millet de ilelebet baki kalacak. Bu milletin değerleri, bu devletin müesseseleri, bu anayasal kurumlar, anayasal kavramlar, anayasal değerler kolay kazanılmış değerler değildir. Ne şahıs olarak sizin, ne şahıs olarak bizim, üzerinde ceffelkalem fikir beyan edeceğimiz "kalksın" diyeceğimiz "kalsın" diyeceğimiz "olmasın" diyeceğimiz müesseseler değildir. Cumhuriyet ne kadar önemliyse, demokrasi ne kadar önemliyse, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, milletin iradesi ne kadar önemliyse, o iradenin sağlayıcısı metotlar ve unsurlar da en az onun kadar önemlidir. Bazen usuller, yöntemler, esaslardan daha öne geçer. İşte, dokunulmazlık, bir yöntemdir, bir sistemdir, bir usuldür; ama, bu, demokrasinin özünü koruyan, kollayan ve milletin iradesinin tecellisine imkân sağlayan, milletin vekillerinin özgürlüğünü, özgür çalışmasını, bir anlamda, millete, milletin sesine daha doğru, daha rahat tercüman olmasını sağlayan bir müessesedir. Bu müessese, 1920'lerden daha önceki yıllardan itibaren bu ülkede var olan bir müessesedir. Seksen küsur yıllık Cumhuriyet Halk Partisinin, bu anlamda bizden daha çok sahip çıkması gerekirken, bugün harcamak istediği bu müessese, aslında, hepimizin ortak müessesesidir.
FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya)- İnsaflı olun!.
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)- Ve bunu, biz, harcayamayız, siz de harcayamazsınız.
Ben yargılanacağım; sürem bittikten sonra gideceğim, beraat etmiş dosyalardan yargılanacağım; ama, sizin, beraat edilmiş dosyalar üzerinde özellikle, başka arkadaşlarımın da ismi varken, benim ismime iltifat ederek, sadece, benim dosyam gibi gösterme gayreti içerisinde olarak yaptığınız girişimi, ben, sadece tebessümle ve teşekkürle karşılıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN- Buyurun Sayın Şahin, konuşmanızı tamamlayınız.
ALİ TOPUZ (İstanbul)- Sıraya koyduk; hepsi gelecek!..
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)- Hiç önemli değil... Hiç önemli değil; çünkü, şahsen ben varım, diğer arkadaşlarım da en az benim kadar bu konuyu sizlerle paylaşacak ve anlatacak yeteneğe ve bilgiye sahipler, onlar da anlatacaklar; ancak, dokunulmazlık müessesesi, sadece Türkiye'de olan bir müessese değil, 25 Avrupa ülkesinde var olan ve bazılarında Türkiye'den daha ileri konumda olan bir müessese. Siz, her alanda olduğu gibi, galiba, bu konuda da dünyaya ve ileri ülkelere gözünüzü kapamayı, kulağınızı kapamayı tercih ediyorsunuz 2005 yılında da, 21 inci yüzyıla gelmiş bir konumda da olsak.
ATİLA EMEK (Antalya)Millet istiyor dokunulmazlıkların kalkmasını, bizi öyle gönderdi.
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)Bu müessese, Türkiye'de, sadece parlamenterlere mahsus, milletvekillerine mahsus bir müessese değil; Cumhurbaşkanlığı makamından, savunma hizmeti veren avukatlara kadar değişik meslek gruplarında var olan bir müessese. Bunlar, bir gece rüya görülüp, sabahleyin yazılan müesseseler değil değerli arkadaşlar. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bunlar, 1870'lerden, 1860'lardan, Türkiye'de demokratik rejime, milletin iradesinin tecelli edeceği sistemlere, ettiği sistemlere geçiş sürecinde, deneme-yanılma metoduyla, çekilen sıkıntılar metoduyla geliştirilmiş müesseselerdir ve bu müesseseleri, siz, 2001-2002 yılından sonra, kalkıp, Cumhuriyet Halk Partisi olarak -olsa olsa şöyle düşünüyorum sizin hakkınızda- biz, artık, milletten güç alamayacağız, anlaşıldı... (CHP sıralarından gürültüler)
ATİLA EMEK (Antalya)Millet sizi izliyor, sizi...
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)...bir yerlerden güç almamız gerekir veya karşımızdaki, milletin temsilcilerini bir şekilde alt etmemiz gerekir, onları bir oyuna getirelim, onları bir tuzağa getirelim, onlarla birlikte başka türlü baş edemeyeceğiz anlayışıyla, olsa olsa diyorum, demek zorundayım; çünkü, siz, hep "olsa olsa" metoduyla ve birtakım, duyduğunuz rasgele yazılarla hüküm veren, iddia geliştiren bir parti konumundasınız. Bu ülkenin çok daha ciddî meseleleri var.
ATİLA EMEK (Antalya)En önemli mesele yolsuzluk.
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)Beraat etmiş yargı dosyalarının tekrar sayfalarını açıp...
ATİLA EMEK (Antalya)Şimdi yargıya gidin, şimdi...
İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla)...şu olmuş, bu olmuş diyerek bir yere gidemezsiniz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 2 Mart 2005