İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 67. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Şubat 2008 · 759 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 20 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 759 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-02-20-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 41’inci maddeyle ilgili olarak verilen bir önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, maalesef, Türkiye’nin geleceğini karartacak, Türkiye’yi bölmeye ve parçalamaya yönelik davranışlar içinde olan emperyalist güçlerin emperyalizm düşüncelerine hizmet edecek çok güzel kanun tasarılarını getiriyoruz. Bakın, 1821 yılında II. Mahmut tarafından idam edilen İstanbul Başpiskoposu Gregoryas “yarım kalan ayin” diyor. Diyor ki: “Bu Türkleri İstanbul’dan kovacağız ve o Patrikhanenin Kin Kapısı açılmayacak ve o kapı ancak Türkler İstanbul’dan kovulduktan sonra açılacak.”

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, Batı Trakya ile ilgili olarak Yunanistan’ın hazırladığı Batı Trakya Müslüman azınlığı vakıflar ve bunların mal varlıklarına ilişkin kanun tasarısı var elimde veya teklifi, bilmiyorum ben Yunan şeyinde. Bunun 1’inci maddesi şöyle diyor: “Batı Trakya Müslüman azınlığı vakıflarının ve bunların mal varlıklarının yönetimi ve idaresi hususları,

a) 25 Ağustos 1923 tarihli kanunun 3’üncü maddesiyle onaylanmış olan Lozan Barış Anlaşmasıyla,

b) İşbu kanun tarafından düzenlenir.”

Peki, biz bu ecnebilerin Türkiye’de kuracakları vakıfları, niye, kendi, Lozan Anlaşmasını buraya koymuyoruz ki, kardeşim, sen eğer buraya bir vakıf kuruyorsan, bu vakfı Lozan Anlaşması hükümleri çerçevesinde kullanırız demiyoruz?

Yine, bu Vakıflar Yasası’nın, Patrikhanenin danışmanı olan Hüseyin Hatemi tarafından hazırlandığına dair Dışişleri Bakanlığına gönderilen kanun teklifi…

Şimdi, Türkiye’de kanun hazırlayan, AKP zamanında, kimse kalmamış, Patrikhanenin müşavirleri bunlara kanun hazırlıyorlar. Peki, bu kanunu hazırlayanlar Türkiye’nin geleceğine yönelik, lehine mi kanun hazırlıyorlar?

Bakın sayın milletvekilleri, biz, Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde yaşayan Rum dostlarımızı da, Ermeni dostlarımızı da, Musevi dostlarımızı da, hepsi, onlar da…Yurttaşız, onlara da bir…

SIRRI SAKIK (Muş)Onlar dostlarımız değil, vatandaşlarımız.

KAMER GENÇ (Devamla)Seni hiç ilgilendirmez.

SIRRI SAKIK (Muş)Benim vatandaşlarım. Ne demek seni ilgilendirmez?

KAMER GENÇ (Devamla)Benim vatandaşlarım, dostlarım canım. Dost, vatandaştan daha yakın değil mi? Ne yani, kendi… İkide bir oradan bana şey ediyorsunuz.

Biz bu insanlara saygı duyuyoruz, dostluklarımız var. Mesela, ben geçen gün, işte, gittim İstanbul’daki bir hastane vakfına, Tunceli’de tıpta okuyan 6 tane öğrenciyi verdim, kendilerine burs veriyorlar. Kendilerine teşekkür ettim.

Yani mesele, Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde yaşayan bu kişilerin Türkiye’ye bakış açıları değil, bunların arkasındaki emperyalist güçler. Bunlar Türkiye’yi öteden beri, bu güzel coğrafyayı parçalayıp bölmeye çalışıyorlar. Bugün Anadolu’nun birçok yerlerinde, işte benim Tunceli’nin birçok yerlerinde kiliseler var. Şimdi, siz, getirdiğiniz bu Kanun’la, adamların yanına gelecekler, her tarafta, işte şu kiliseyi canlandırma vakfı, bu kiliseyi canlandırma vakfı… Dolayısıyla Türkiye’yi paramparça edecekler.

Bakın, kanun bir defa çıktıktan sonra, o kanunu geri alamazsınız. Önemli olan kanunu çıkartmamak. Kanunu çıkarttıktan sonra, işte, arkanızda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi var, bilmem, Avrupa Birliği var… İşte, Avrupa Birliği temsilcisi gelmiş, İstanbul’un, diyor ki, işte, şu Sulukule’yi şöyle düzenleyeceksiniz, yok şurayı şöyle düzenleyeceksiniz… Tabii, burada söylediğimiz şeyleri ne Hükûmet doğru dürüst cevaplandırıyor ne de Komisyon cevaplandırıyor. Tabii, Hükûmetin buradaki sözcüsü diyor ki: “Efendim” diyor, “sen yabancı unsursun.” Niye? Türkiye Cumhuriyeti devletinin menfaatlerini burada savunmak yabancı unsur olan kişilere mahsus kaldı artık. Yerli unsurlara karşı şey olmadı.

Onun için, bu Kanun’u bana göre geri çekin, bu Kanun’la ilgili sağlıklı bir araştırma yapın ve ondan sonra bu Kanun’u çıkaralım. Ha, Avrupa Birliği bu Kanun çıkarsa bizi Avrupa Birliğine mi alır? O zaman yürürlük maddesi olan 81’inci maddesine bir hüküm koyalım: “Bu Kanun Türkiye Cumhuriyeti devleti Avrupa Birliğine aldığı tarihten sonra yürürlüğe girer.” diyelim mademki ön şart bu ise. Onun için, yani böyle, kanunlar enine boyuna tartışılmadan, ondan sonra, incelenmeden buraya gelirse bunlar hakikaten çok sıkıntı yaratabilir.

Şimdi, vakıflar konusunda da, işte, bugün, CHP Grubundaki bir arkadaşımız da dedi, yani, işte, basın toplantısında da söyledi, işte, Romanya’da, Bulgaristan’da, Sovyetler Birliği’nde yaşayan insanlar şimdi Türkiye’deki bu ecnebilere, şeye, burayı terk etmiş…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla)…bu, Türkiye’yi terk etmiş gitmiş yabancı uyruklu kişilerin mallarını bedava alıyorlar, işte, vakıflara… Bir de, bunlar geçmişte de, bakın, bu malların, mülklerin sahibi olmadıkları hâlde hileli olarak gitmişler mal edinmişler arkadaşlar. Bu Fener Rum Erkek Lisesi Vakfı var, bu Osmanlı döneminde kurulduğunu iddia ediyor ama 1936 yılında verdiği beyanname var: “Ben o zamanda kurulmadım.” diyor “Vakfiyem yok, mal elde etme hakkım yok.” diyor. Yargıtay Genel Kurul kararı var. Yani, şimdi, bu Kanun ancak Yargıtay Genel Kurul kararını kaldırmakla hukuk devleti ilkesini de kaldırıyor ortadan. Onun için, burada, söz konusu olan maddede, bakın… İstanbul’daki Patrikhanenin bizdeki statüsü bir kaymakamlığa bağlı bir müftü ile eş değerdi. Siz şimdi getiriyorsunuz, Başbakana eş değer bir kuruma getiriyorsunuz. Ya, böyle bir Türkiye, böyle vahşiyane bir yönetimle yönetilebilir mi beyler? Bu vahşiyane bir… Bir memleket için işlenebilecek en vahşiyane bir cinayet. Böyle bir şey olur mu ya? Şimdi, siz Türkiye’nin seksen beş yıllık geleceğini bir anda sileceksiniz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla)…neyin vehmi kardeşim? Vehim içinde, yani bunlar aslında…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 20 Şubat 2008

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook