İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 123. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Haziran 2008 · 652 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 26 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 652 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-06-26-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 248 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin 4’üncü maddesindeki “İl özel idare paylarının tahsisine ilişkin esaslar”a bir değişiklik getirilmesine ilişkin olarak verdiğim önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, önergenin mahiyeti şu: Biliyorsunuz, genel bütçe gelir tahsilatının yüzde 15’inin il özel idarelerine verilmesi öngörülmüş, ama bunların illere dağıtılmasında yüzde 50’lik kısmının illerin nüfusuna, yüzde 10’luk kısmının da illerin yüz ölçümüne göre verilmesi belirtilmiş yasa teklifinde. Ben, bu yüzde 50’lik, yani nüfusa ilişkin kısmının yüzde 40’a, indirilmesini, yüz ölçümüne ilişkin kısmının da yüzde 20’ye çıkarılmasını önerdim.
Bunun şu faydası var: Biliyorsunuz birçok ilimizde -özellikle Güneydoğu’da, Doğu’da- benim kendi ilimde büyük bir terör olayı var. Bu terör olayı nedeniyle, mesela 1990 yılında Tunceli ilinin nüfusu 180 bindi, şimdi 80 binlere indi, ama Tunceli ilinin o kadar çok geniş bir coğrafya alanı var ki. Mesela, biraz önce Malatya Milletvekili burada konuştu, dedi ki: “Efendim, Karayolları bizim memleketimize 50 küsur trilyon lira ödenek ayırmış.” Hâlbuki Malatya ile Tunceli aynı, Elâzığ’daki Bölge Müdürlüğüne bağlı iki ildir. Tunceli’nin ilçe yollarının birazı asfalt ama çok da iyi değil, nahiye yollarının hepsi stabilize. Stabilize bile değil. Ayrıca da kara yollarımız o kadar kötü bir durumdaki… Karayolları aynı bölgenin iki ilinden birisine 59 trilyon lira veriyor, ötekisine 1 trilyon bile vermiyor. İnceleyebilirsiniz ve defalarca Karayolları Bölge Müdürünü “Şu nahiye yollarını, lütfen, sizden rica ediyorum, asfalt yapın.” diye aradım, yapmıyor. Yani, tabii siyasi iktidarın bölgelere bakış açısı böyle. Böyle olunca, hiç olmazsa burada yüz ölçümüne göre bir para dağıtılırsa buradan bu Tunceli gibi veyahut da Doğu ve Güneydoğu’daki nüfusu az ama hizmet yoksunu hâle gelmiş olan birçok ilimizin de bu haktan yararlanması gerektiğine inanıyorum.
Tabii, işte, burada AKP’li bakanlara soruyoruz. Üç birleşimdir burada konuşma yapıyoruz, “Şu Ankara Belediyesinin, İstanbul Belediyesinin ve İzmit Belediyesinin devlete ne kadar borcu var?” diyoruz. Burada Bakan “Ben bilemem.” diyor. Üç birleşimdir size soruyoruz. Gazeteler yazıyor: “Ankara Belediyesinin devlete borcu 3,9 katrilyon” diyor. Doğru mu, yanlış mı? Niye inkâr ediyorsunuz? “Efendim, yazılı bildireceğiz.” Siz kamuoyu önünde, kürsüde, burada söylemekten çekiniyorsunuz çünkü halk burayı dinliyor. Sonra özel bir yazıyla gönderiyorsunuz, onu zaten basın da yazmıyor.
Bakın, açık olalım, doğruları söyleyelim. 4 katrilyon Ankara Belediyesinin borcu var bu Hükûmete.
KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon)4 katrilyon değil.
KAMER GENÇ (Devamla)4 katrilyon… 4 katrilyon... Neyse…
Bakın, devlet borçlanmak için yüzde 22 faiz alıyor. Bu yüzde 22 faizi de katarsanız aşağı yukarı 5 katrilyon.
Şimdi, Ankara Belediyesinde, her gün, bakıyorsunuz, ağaçlar dikiliyor sökülüyor, çimler ekiliyor sökülüyor. İstanbul Belediyesi 570 trilyon laleye para veriyor.
KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon)Çiçek…
RECEP KORAL (İstanbul)Yanlış o, yanlış. Bilmiyorsun… İstanbul’a hiç gitmemişsin sen!
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, değerli milletvekilleri, yani bu memlekette insanlar aç, insanlar ekmek bulamazken, insanlar yoksulluk içindeyken 570 milyonu kendi yandaşı olan müteahhitlere sırf para kazandırmak için veren zihniyetin Allah belasını versin!
MAHMUT DEDE (Nevşehir)Adam gibi konuş, doğru konuş!
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, sizin içinizden birileri çıkıyor Atatürk’ün devrimlerini travma kabul ediyor ve diyor ki: “Bunlar devrim kanunlarını okumamışlar. Okumuşlarsa Meclisin içinde anıracağım.” Bu Meclisin içi anırılacak bir yer mi arkadaşlar? Bu, Atatürk’ün bu kuruluna bir hakarettir. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)
ERTEKİN ÇOLAK (Artvin)Boş boş konuşuyorsun ya! Hikâye anlatıyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)Anırılacak yer belli, anırılacak yer ahırlar, niye Meclisin meydanı olsun? Yani böyle bir şey olur mu? Bu dahi, bu Meclise karşı, cumhuriyetin kurumlarına karşı belirli bir benzetme yapılıyor.
MAHMUT DEDE (Nevşehir)Ne konuştuğunu biliyor musun sen?
KAMER GENÇ (Devamla)Ya, değerli milletvekilleri, gerçekten Türkiye’yi çok hor yönetiyorsunuz, çok keyfî yönetiyorsunuz. Hükûmetiniz bir şey bilmiyor. Çıkıyor burada İçişleri Bakanına soru soruyoruz, cevap verin bize. Cevap verilmediği takdirde, o zaman neden kaçınıyorsunuz? Niye gerçekleri inkâr ediyorsunuz? İşte sizin kendi milletvekilleriniz çıkıyor, Hükûmete teşekkür ediyor. Benim Tunceli’de iki tane hizmet yapın ben de size teşekkür edeyim.
RECEP KORAL (İstanbul)Kaç iki tane var!
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, yapmıyorsunuz. Gelin, gelin… Şimdi bakın, ben… (AK Parti sıralarından gürültüler)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 26 Haziran 2008