2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 806 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 806 kelime.
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamu haznedarlığı, aslında, devlet için olması gereken bir düzenleme. Kamunun çeşitli alanlarda olan kaynaklarının bir yerde toplanması, bunları Hazinenin kontrol etmesi kadar güzel bir şey yok. Bizim de destek verdiğimiz ve uygun gördüğümüz bir uygulama; ama, bu uygulamanın bütçe kanununda yer alması doğru bir uygulama değil. Bakınız, bu uygulama daha önce bütçe kanununda yer almasına karşın, il özel idareleri ve Sosyal Sigortalar Kurumu Anayasaya aykırılık nedeniyle dava açtı ve bu davalar Anayasa Mahkemesinde görüşüldü. Anayasa Mahkemesi, bütçe kanunlarında bu tür düzenlemeler yapılamayacağı gerekçesiyle bu yasayı iptal etti.
Bakın, iptalde kullandığı cümle aynen şöyle: “Anayasada, biri birinden tamamen ayrı ve değişik biçimde düzenlenen bu iki yasalaştırma yönteminin doğal sonucu olarak, birinin konusuna giren bir işin ötekiyle ilgili yöntemin uygulanmasıyla düzenlenmesi, değiştirilmesi veya kaldırılması olanaklı değildir.”
Değerli arkadaşlar, Anayasamızın 161 inci maddesinde “bütçe yasalarına, bütçeyle ilgili olmayan hükümler konulamaz” diye açık bir düzenleme getirilmiş durumda. Değerli arkadaşlar, bunun temel nedeni de şu: Bütçe yasaları, bir yıllık yasalardır, hükümetin uygulamalarını gösterir ve bir yıllık uygulama sonunda o bütçe işlevini tümüyle kaybeder; ama, bütçe yasalarıyla, sürekli yürürlükte olan yasalarda değişiklik yaptığınız takdirde, o yasalardaki hükümleri askıya almış ve bir yıl süreyle uygulamamış oluyorsunuz.
Acaba, hükümetler niçin bu tür uygulamalara başvururlar? Grup Başkanvekilimiz Sayın Oğuz Oyan’ın da belirttiği gibi, bu düzenleme sadece bu yasayla getirilmiş bir uygulama değil, daha önceki hükümetler de buna benzer uygulamalar getiriyorlardı; ama, daha önceki hükümetlerin şöyle bir sorunu vardı: Daha önceki hükümetler koalisyon hükümetleriydi, çok ivedi düzenlemeleri kendi aralarında uzlaşarak rahatlıkla Parlamentoya getiremiyorlardı; ama, bütçe yasalarına hüküm koyarak bu sorunu aşmak istiyorlardı. Değerli milletvekilleri, şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisinin 365 oyu var. Anayasaya aykırı düzenlemeler yapmak yerine, 365 oy ve bizim de desteğimizle, kamu haznedarlığını, niçin, acaba, güzel bir yasayla düzenleyip, Parlamentoya getirmiyoruz?! Eğer, bunu yapmadığımız takdirde, Anayasaya aykırı olduğunu bile bile, Anayasayı ihlal eden bir maddeyi, bir yasayı, bir hükmü Parlamentodan geçiriyoruz. Aramızda anayasa hukuku hocaları var, hukukçular var. Hiçbir parlamenterin, Anayasaya aykırı olduğunu bildiği bir hükmü, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği daha önceki bir düzenlemeyi, sanki, Anayasa Mahkemesi hiç böyle bir karar vermemiş gibi buraya getirmenin doğru bir uygulama olmadığını belirtmek isterim.
Değerli milletvekilleri, az önce, bütçelerin bir yıllık olduğunu belirtmiştim. Bütçe yasalarının diğer yasalardan çok daha farklı bir özelliği var; bütçe tasarılarının nasıl yasalaşacağı Anayasada belirtilmiştir; ama, diğer tasarıların nasıl yasalaşacağı Anayasada düzenlenmemiştir; bu tasarılarla ilgili olarak, Meclis İçtüzüğü, nasıl düzenleneceğini, görüşmelerin nasıl yapılacağını belirlemiştir; dolayısıyla, iki ayrı kurum, iki ayrı hukukî çerçeve içerisinde düzenlenmesi ve Parlamentoya getirilmesi gereken tasarılarda, sanki, Meclis İçtüzüğü yokmuş gibi ve diğer yasalar da, sanki, bütçe yasasında öngörülen prosedüre tabi imiş gibi, burada bir işlem yapıyoruz.
Değerli milletvekilleri, bütçe yasasına genel yasalarda yer alması gereken hükümlerin konulmasına engel olan en önemli düzenlemelerden birisi de, bütçe yasalarıyla ilgili olarak, Sayın Cumhurbaşkanının geri gönderme hakkının bulunmamasıdır; Sayın Cumhurbaşkanının, diğer yasaları Parlamentoya geri gönderme hakkı varken, bütçe yasalarıyla ilgili böyle bir yetkisi yok; dolayısıyla, biz, bir anlamda, Sayın Cumhurbaşkanın, herhangi bir maddeyle, genel düzenleme çerçevesinde yapılan bir uygulamayı geri göndermemesi şeklinde bir görüşü burada yasalaştırmış oluyoruz.
Bir başka aykırılık gerekçesi şu: Bütçe yasa tasarılarında, gelir azaltıcı veya gider artırıcı tekliflerde bulunamıyoruz; Anayasaya göre, Meclis Genel Kurulunda, böyle bir teklifte bulunulamaz; ama, şimdi “kamu haznedarlığı” dediğimiz bir olayda, örneğin, Sosyal Sigortalar Kurumu, aylık 2 trilyon liranın üzerindeki faiz gelirinden vazgeçecek, bunun yerine, bu parayı, Ziraat Bankasında, 0 faizli bir hesaba yatıracak; Bağ-Kur aynısını yapacak, Emekli Sandığı aynısını yapacak, il özel idareleri aynısı yapacaklar.
Peki, bu kurumlar faiz gelirlerinden vazgeçtikleri zaman, bu kurumların işlevi, görevi, acaba, Ziraat Bankasını kurtarmak mı, Ziraat Bankasının açıklarını kapatmak mı? Elbette, böyle olmaması lazım; ama, şimdi, bu kurumların uğradığı faiz kayıplarının, bu kurumlara iade edilmesi gerektiğine dair, biz, bütçede nasıl bir değişiklik önereceğiz? Gelir artışı veya gider artıran bir değişiklik önergesi veremiyoruz. O zaman, bu çerçevede, bunu da değerlendirme şansımız, maalesef, olmuyor.
Değerli milletvekilleri, bütçe yasasının bir diğer özelliği daha var. Anayasaya göre, bütçe üzerinde kanun hükmünde kararname dahi çıkarılamaz; ama, diğer yasa uygulamalarında, bunu yapmak mümkün. Bu kadar farklı hukuk normları olan bir bütçe yasası ile çok farklı hukuk normları olan genel yasanın bir arada görüşülmesinin aykırılığı, bütün açılardan açık.
Bu madde uygulamasıyla ilgili olarak da il özel idarelerinin yapmış olduğu Anayasaya aykırılık, yine, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu yasa çıktığı zaman da, yine, başvurular olacak; önce Danıştay’a, Danıştay’dan tekrar Anayasa Mahkemesine gidecek ve yine, bu yasalar iptal edilecek; ama, ben eminim ki, iptal edilen bu hükümler, Anayasaya aykırılık taşıyan bu hükümler, önümüzdeki yıl, yine, bütçe görüşmeleri yapılırken, yine, buraya gelecek ve biz, yine, burada görüşeceğiz.
Benim Sayın Bakandan, özellikle, istirhamım şudur: 365 oyluk bir Parlamento desteği var. Anayasaya aykırı uygulamalar yapmaktan özenle kaçınalım. Bu maddeleri, normal yasalarla yapalım, buraya getirelim; her yıl görüşmek yerine, biz, sadece, bütçeyi görüşelim, sağlıklı bir görüşme yapalım ve dolayısıyla, Anayasaya aykırı düzenlemeler yapan bir Parlamento olmaktan da kurtulmuş olalım.
Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 27 Mart 2003