Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 1.420 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Hilmi Güler (AK Parti), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOR VE ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMASI HK.KAN TAS. ( S.SAYISI :135 )); konuşma 1.420 kelime.
Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu). “Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2003-05-29-bor-ve-urunleri-arastirma-enstitusu-kurulmasi-hk-kan-tas-s-sayisi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ulusal bor araştırma enstitüsünün kurulmasıyla ilgili tasarının kanunlaşması için yaptığımız bu Genel Kurul görüşmelerinin, ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum ve bu bakımdan, biraz önce Sayın Topuz'un ve Sayın Fatma Şahin Hanımın düşüncelerine, nazik ifadelerine teşekkür ediyorum.
Şimdi, ben, bu vesileyle, işin esprisi açısından kısa bir özet yapmak istiyorum. Türkiye, maden bakımından, 132 ülke arasında önemli bir yere sahiptir ve üretim değerleri açısından 28 inci, maden çeşitliliği açısından da 10 uncu sırada bulunmaktadır. Aslında, ülkemiz, yeraltı kaynakları bakımından zengin ülkelerden bir tanesidir ve zannedildiğinin aksine de, borda olduğu gibi, mermerde, altında ve diğer endüstriyel minerallerde, krom, demir, kömür dahil olmak üzere, oldukça iyi bir noktadadır.
Şimdi, Türkiye'nin, madencilik ve bor konusunda önemli bir yeri var; biz, bunun sağlam, bilimsel ve teknik bir baza oturtulması için, bu enstitüyü kuruyoruz. Bu enstitünün amacı, gerçekten araştırma yapmak ve Türkiye'ye, bor gibi önemli bir stratejik konuda mukayeseli bir üstünlük sağlatmaktır. Bunun için, biz, adam dolu bir enstitü yerine, hantal bir enstitü yerine, gayet fleksibl olan ve hedefe yönelmiş, gerçekten uzmanlarının bulunduğu ve amacı, derdi, kaygısı bor olan uzmanların oluşturduğu, çekirdek bir yapı düşünüyoruz. Burada, adam doldurmayı, içine adam yığmayı, sabahtan akşama kadar başka şeylerle uğraşılmasını önlemek için de, bunun, hedef yönlü bir yapıda olmasını istedik. Bu bakımdan da, sayısını az tuttuk; 28 kişilik bir kadro -ki, bunu bile doldurmamız şart değil- ve burada, özellikle araştırmacı olsun istedik ve önlük giyen, çalışma yapan kişiler olsun istedik. Esas amacımız, Türkiye'nin içindeki diğer uzmanları istihdam etmek, onların bilgilerinden faydalanmak. Çeşitli üniversitelerde, çeşitli araştırma kurumlarında çok zengin bir bilgi birikimimiz var; fakat, bunlar, hep kopuk kopuk, birbirlerinden habersiz çalışıyorlar; biz, bunları toparlamak istedik; bunun için de, böyle bir yapıyı düşündük.
Bunu Ankara'da kurmamızın sebebi -biraz önce Fatma Hanımın da bahsettiği gibi- burada, merkezî bir yapıda, gerek savunma sektöründe gerek diğer bilimsel ve teknik araştırma sahalarında koordinasyonu sağlasın diye düşündük; yoksa, bunu Bursa'da da kurabilirdik, Bandırma'da da kurabilirdik, Balıkesir'de, Kütahya'da, Eskişehir'de, İstanbul'da, her yerde kurabilirdik; ama, şimdi, modern iletişim teknikleriyle, internet ortamında, bilgisayar ortamında, zaten, bunlara her an ulaşmak mümkün. Bu bakımdan, buraya kurduk; kontrolü de kolay olsun diye, böyle düşündük. Diğer üniversitelerde de çok kıymetli insanlar var; her an, biz, onların hepsinden de faydalanmak istiyoruz; zaten "ortak akıl" dediğimiz şey bu; hatta, sadece Türkiye'de değil, yurt dışında da bizim araştırmacılarımız var, bu memleketin evlatları var, onlardan da faydalanmak istiyoruz; dolayısıyla, buna, bir ulusal hüviyet de kazandırmak istedik.
Buradaki tek amacımız, bor gibi, gerçekten bize has, bize özgü bir kaynağı, ülkemizin menfaatı, çıkarları doğrultusunda ve onun mukayeseli üstünlüğüne hiçbir zaman halel gelmeyecek şekilde tanzim etmektir. Bu bakımdan, böyle bir yapıyı düşündük. Biraz önce bahsedildiği için detayına girmek istemiyorum; yani, bunun içinde inşaattan uzay teknolojisine kadar, kimyadan, deterjan sektöründen kâğıda, gıdaya, gübre sektörüne kadar, borun aşağı yukarı 250 çeşit kullanım sahası var, geniş kullanım sahası olanları söylüyorum; aslında bu 1 000'i de aşar; ama geniş kullanım alanı bulunanlar bunlar.
Şimdi, burada biz ne düşünüyoruz; burada aslında tekel olmak iyidir; yani bor gibi zengin sahalara sahip olduğumuz için, tekel olmamız burada iyidir ve bunu muhafaza etmemiz lazım. Bunun için de, gerek Maden Kanununda, gerekse Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanununda -ki, çıkarsa; inşallah buradan sizin desteklerinizle çıkacak- özellikle bu espriye dikkat edeceğiz.
Olayın tarihî gelişimine baktığımız zaman, 1975 yılında yüzde 11 kadar piyasaya sahiptik, şimdi ise bu yüzde 33; yani, eğer bunu iyi kontrol edebilirsek, ponzanın durumuna düşmeyiz. Yani, yeraltı zenginliklerine sahip olmak, zenginlik anlamına gelmiyor, bunu çok iyi kullanmamız lazım, bunu bir amaç doğrultusunda kullanmamız lazım, bunu organize bir ideal uğrunda kullanmamız lazım.
Biz, bununla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve bir tanesi, Nisan 2003 başlangıç tarihi olmak üzere, tekstil tipi cam elyafı ön fizibilite etüdü; Mayıs 2003'te ferro bor üretimi çalışması; yine Mayıs 2003'te, boroksit üretimi; yine Mayıs 2003'te, sır sırça prosesi ön fizibilitesi -seramikte kullanılabilen- yine Mayıs 2003'te, çinko borat üretimi olmak üzere, gelir gelmez süratli bir ar-ge faaliyeti başlattık ve burada, Eti Holdingin değerli araştırmacılarına, MTA'nın değerli araştırmacılarına özellikle teşekkür ediyorum; bu çalışmaları birlikte yürüttük.
Burada ar-ge'nin son derece önemi var. Biz daha enstitüyü kurmadan, bu projelerin ön fizibilite etütleri hazır. Bunu söylerken, ülkemizde, tabiî, tekel olmak kaydıyla, bunu özel sektörün de hizmetine açmak istiyoruz; yani, kaynağı bizde olmak kaydıyla -hani Karadenizlinin dediği gibi anahtarı bende olmak kaydıyla- bunu yaymayı düşünüyoruz.
Bu bakımdan yoğun bir çalışma içindeyiz ve burada aynı zamanda Eti Holdingin yapısı içinde de yeni yatırımlar gerçekleştirmek üzereyiz. Bunlardan bir tanesi, bu ay sonunda açmayı düşündüğümüz, Kütahya Emet'teki yeni borikasit tesisi, 240 000 ton üretimi olacak ve borikasitte bizim üretimimiz yüzde 117 artacak ve dünya borikasit sahasında da yüzde 30-35'lik bir pazar payına sahip olacağız. Bu, rafine sayılabilecek bir üründür; ama, aynı zamanda, yine, bir başka ürünün de girdisidir. O bakımdan, bunu, rafine ürün tabirinde, tarife muhtaç bir nokta olarak ifade ediyorum, hepsinin bir kademe daha ileri götürülmesi mümkün. Bu arada, Bandırma'da, buna bağlı olarak -çünkü, imalatında sülfürikasit kullanılıyor- 240 000 ton/ yıllık yeni bir sülfürikasit tesisini de açma şansına, imkânına sahip olacağız.
Burada, olayı bir bütün halinde ele almamız açısından ve biraz önce konuşan Sayın Topuz'un tereddütünü, endişesini gidermek için de söylüyorum, maden yasasında da bu hassasiyete özellikle dikkat edeceğiz ve maden yasası da, şu anda, Enerji Komisyonundan, Sanayi Komisyonundan, bilim komisyonundan geçti, Plan ve Bütçe Komisyonunda da ele alınacaktır. O bakımdan, bunu bir problem olarak görmüyoruz.
TTK'dan tutalım, petrol yasasına kadar pek çok konuda önemli çalışmalar içindeyiz hükümet olarak. Olaya bir bütün olarak bakıyoruz, yeraltı zenginliklerimize. Geçen hafta, Zonguldak'ta, kömür konusunu ele aldık; çünkü, taşkömürünün rödevanslı sahalarının üretime devam etmesi gerekiyordu, bununla ilgili çalışmalarımızı sürdürdük.
Petrol yasasını çıkarıyoruz ve gene bir bütün içinde olaya bakıyoruz. Petrol yasası da, kaçakçılık dahil olmak üzere bunları kontrol altına alan ve petrolün yanlış kullanımını, hatalı kullanımını ve içine katkı maddesi katılarak legal olmayan yönlerden kullanılmasını önleyen bir yasa. Burada da, gene, bütün sektör temsilcileriyle bir arada oluyoruz. Bor yasasında da, ulusal bor araştırma enstitüsünde de bunu yaptık, bütün ilgili kuruluşların görüşlerini aldık ve yönetimini de buna göre değiştiriyoruz ve bunun, ulusal bir hüviyet içinde olması lazım.
Bu arada, borun, bu enstitü vasıtasıyla sadece uç ürünlere dönük çalışılmasının dışında, aynı zamanda enerji sektöründe kullanılmasını arzu ediyoruz. Bununla ilgili en önemli projemiz, diğer uç ürünlerin toplamı kadar öneme sahip olan, belki ondan daha fazla önemi olan enerji sahasında kullanılmasını istiyoruz. Hidrojen enerjisi üretiminde sodyum, bor hidrürlerin kullanılması üzerine ciddî bir çalışma yapmak istiyoruz. Bu konuda, Amerika'da çok ciddî çalışmalar var ve Amerikan hükümeti, bunu, bir hedef olarak ortaya koydu. Bunu, en son, Paris'teki Ulusal Enerji Enstitüsündeki -Amerikan Enerji Bakanı Spencer Abraham ile olan- toplantıda da gördük. Biz, bu çalışmaya özel bir önem veriyoruz ve bu noktada dünyada adı geçen değerli bilim adamlarıyla da temas halindeyiz ve bunun ciddî bir şekilde kullanılmasını istiyoruz.
Buradaki temel amacımız, enerji bakımından dışa bağımlılığın önüne geçmek ve ulusal kaynaklarımızı yoğun bir şekilde kullanmaktır. Ayrıca, bir seri, bir dizi olarak, mini hidrolik santralları, kömürü, rüzgârı, jeotermali ve güneş enerjisini bunların yanında kullanmayı düşünüyoruz. Bu arada, yeri gelmişken ifade edeyim; bunu, baraj yapmadan, doğrudan doğruya su enerjisini mini hidrolik santrallarla kullanarak enerji üretmek şeklinde düşünüyoruz. Bununla ilgili olarak Türkiye'nin çok büyük bir potansiyeli var. Bunları, 300'den fazla yere kurmamız mümkün. Böylece, bunu, hem göçü önleyecek sosyal bir tedbir olarak, önlem olarak görüyoruz hem de sanayiin kalkınması olarak görüyoruz. Bu bakımdan, bu çalışmalara yoğun bir ağırlık verdik; bu çalışmaları yoğun bir şekilde yürütüyoruz.
Bor araştırma enstitüsünün temel amacı, ışık tutmaktır, araştırmayı yaptırmaktır, kontrol etmektir, süratli bir şekilde çalışmaktır. Burada adam istihdam ederek araştırma yapmak yerine, kaynakları daha etkin kullanmanın yolunu arayacağız.
Bununla ilgili, bizim iki ayrı enstitü teşebbüsümüz daha var, onlar da size yakında gelecek. Bunlardan bir tanesi, ulusal enerji enstitüsü kurulmasıyla ilgili; çünkü, Türkiye'de rakamlar birbirini tutmuyor, yanıltıcı görüşler ortaya çıkıyor. Enerji konusunu da, ulusal enerji araştırma enstitüsüyle sağlam bir temele oturtmak istiyoruz; tıpkı, ulusal bor araştırma enstitüsünde olduğu gibi, burada da, olayı bilimsel ve teknik bir baza oturtmak istiyoruz.
Üçüncü enstitü tasarımız, yakında, yine, değerli katkılarınız için gruplara ve size gelecek, arz edilecek; o da, ulusal su enstitüsü. Su da petrol kadar, hatta, ondan çok daha önemli bir unsur. Bunun, mutlaka, yine, bilimsel ve teknik bir baza oturması lazım.
Bütün yaptığımız çalışmalar, ülkemizin çıkarı içindir. Burada, parti şovenizmi veya hassasiyeti yoktur. Yapmak istediğimiz şey, ülkemizin çıkarlarını bilimsel ve teknik bir tarzda ve ekonominin tartışmasız gerçeklerini de gözönüne alarak bunu ortaya koymaktır ve ülkemize gerçekten bir üstünlük kazandırmaktır. Bu noktadaki çalışmalarımız zaten sürüyor.
Bu arada yeri gelmişken, bir de haber niteliğinde olsun diye size ifade edeyim; bugün, doğalgazda, sanayide yüzde 7,5, konutlarda da yüzde 8 indirim kararı aldık. Bunu da size arz etmek istiyorum. (Alkışlar)
Saygılar sunarım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003