İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )

Mehmet Hilmi Güler

Ordu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 707 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Hilmi Güler (AK Parti), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BOR VE ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ KURULMASI HK.KAN TAS. ( S.SAYISI :135 )); konuşma 707 kelime.

Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu). “Bor ve ürünleri araştırma enstitüsü kurulması hk.kan tas. ( s.sayısı :135 )”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2003-05-29-bor-ve-urunleri-arastirma-enstitusu-kurulmasi-hk-kan-tas-s-sayisi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Aslında, bu ara görüşmeyi istemeyecektim; ama, bazı konularda çelişki olabilecek ve doğruluk adına birtakım yanlış şeyler ifade edilince, bunları açıklamam gerektiğini hissettim, onun için bu sözü aldım.

Şimdi, birkaç şey oldu, ben, tabiî, bunlara cevap vermeme niyetindeydim; çünkü, güzel bir hava var ve ortak akıl birlikte bulunuyor ve gerçekten de, ulusal bir konuda büyük ölçüde konsensüs sağlanmış durumda, bu, mutluluk verici bir olaydır; ancak, dediğim gibi, bir iki ufak çelişki oldu, onları ifade etmek istiyorum.

Birincisi, önce işin ruhundan başlayalım. Bir kanunun hazırlanmasının merhaleleri vardır. Yani, önce bir tasarı hazırlanır, bu tasarı bütün ilgili birimlere sorulur, ondan sonra, en az iki komisyondan, bazen üç komisyondan geçer, tekrar uzmanlarla görüşülür. Yoksa, bir kanun, doğrudan doğruya Genel Kurulda, hani, dokuz aylık süreyi beklemeden çocuğun olması gibi, burada doğmaz, kanun olmaz; dolayısıyla, bu merhaleleri tamamlayarak geçiyor.

Benim gördüğüm kadarıyla, bazı konuşmacılar, özellikle muhalefetten sayın konuşmacılar, daha birinci komisyondaki tasarıyı, daha cenin halindeyken bunun tartışılmasına geçtiler. Yani, neticede, o zaman buraya gerek kalmayacak demektir. Dikkat edilirse, pek çok öneri burada da yapıldı ve geçti. Tekâmüle inanan, evrime inanan kişiler için de bunun tabiî olması lazım. Bu bakımdan, yadırgadığımı belirtmek isterim ve gerçekten de görüşler alındı. Zaten, mühendis ve mimar odalarının görüşü orada da kabul edilmişti; ancak, toplantının sonuna doğru bazı üyeler, özellikle ayrılınca, ben orada söz verdim. Neticede, bunun Genel Kurulu da var; biz yangından mal kaçırmıyoruz ve orada da söz vermiştik, sözümüzde de durduk. Kaldı ki, hepimiz, yani, mühendis olanlar, ben dahil, mühendis ve mimar odasının üyesiyiz; hepimiz, ona üye olmaktan şeref duyan kişileriz. Dolayısıyla, böyle bir şey varit olamaz. Aynı şekilde, TÜBİTAK... Bir üyemizin, kendisi daha çocukken kurulduğunu söylediği TÜBİTAK'ta ben onbir-oniki sene çalıştım ve üst görevlerde bulundum; araştırmalar yaptık, yani, araştırmanın ne olduğunu, geliştirmenin ne olduğunu bilen insanlarız. Dolayısıyla, bunlarda rahat olunması lazım.

Sonra, vizyon meselesi geldi gündeme. Aslında, çalışmalarını çok takdirle izlediğim bir sayın üye, vizyon meselesini getirdi gündeme. Vizyon konusunda, gerçekten, biz, şu anda, diğer ülkelerden geri değiliz, hatta fazla olduğumuzu söyleyebiliriz. İşin ilginç tarafı, bu tasarıdaki enstitü -kendimizden bahsetmek gibi olmasın ama- bizim düşündüğümüz bir enstitüydü. Burada konuşmaları dinleyince, sanki, biz, vatan haini gibi bir duruma düşmüş olduk; yani, bu enstitünün kurulmasıyla ilgili öyle şeyler söylendi ki, kendimizi peşinen suçlu hisseder gibi olduk.

TACİDAR SEYHAN (Adana)Hayır efendim, estağfurullah.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Burada, ülkemizin çıkarları açısından bir enstitünün kurulması gerekliydi. Biz, iktidar olduğumuz halde, buraya adam yığmak istemedik; çünkü, bu, çekirdek şeklinde olan, çevik bir yapıdır; yani, burada yapılması istenen şey, dışarıya iş yaptırmaktır.

Dikkat edilirse, hep bor piyasasından bahsettiniz. Bor piyasasından bahseden insanlar, işi ticarî düşünüyor demektir. Biz de, burada, ticarî değerleri öne çıkaran ve dolayısıyla, satışı değerlendiren bir yapıyı ele aldık. Gayet tabiî ki, bilim kurulu olması iyi olurdu; o, ayrı bir şey; ama, biz, bilim kurulu olan yerlerde de çalıştık. Yani, burada önemli olan şey, bir işadamı gibi de düşünebilmek. İkisi, bazen çok kolay olmuyor. Biz, bu tercihimizi böyle koyduk. Neticede, bu, bir öneridir; işte, burada da oylanıyor, devam ediyor.

Bir başka teknik nokta -ki, ona dayanamadım- biraz önce, Tacidar Bey, sodyum perboratın üretiminden bahsetti; biz, bunu 20 000 ton üretiyoruz ve Bandırma'da üretiliyor; dolayısıyla, sodyum perborat üretilen bir üründür.

TACİDAR SEYHAN (Adana)Üretiliyor... Üretilmiyor demedim ki!

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Evet, üretiyoruz.

Sonra, mesela, Çin, deterjanı bilmiyor falan... Ben, biraz Çinlilere acıdım doğrusu; yani, o kadar millet, bu çamaşırlarını, çarşaflarını nasıl yıkıyor filan diye. Aslında, deterjan konusunda da, özellikle bor, gayet önemli bir unsurdur ve ben, onların da bildiğini zannediyorum.

Sonra, bir başka söylemem gereken şey de şu: Burada, Etibankın görüşü devamlı olarak söz konusu oldu. Ben, Etibankın eski Genel Müdürüyüm; uzunca bir süre onun çalışmalarını yaptık. Üstelik, bu işi kaleme alan da, yine, Eti Holdingin Genel Müdürü ve diğer arkadaşlarıdır; yani, devamlı onların görüşleri alınarak yapıldı. O bakımdan müsterih olunuz; ki, üstelik olmasa bile, tersi söz konusu değil. Yani, burada, çok kıymetli görüşler öne sürüldü, bu bakımdan, gayet iyi de gidiyor.

Burada, bir de, Genel Başkanımıza, bir zabıta benzetmesi oldu; onu, o espriyi şık bulmadığımı söylemek isterim; hem de doğru olmadı.

O bakımdan, bu düzeltmeleri veya en azından tavzihleri yaparak, yerime oturmak istiyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook