Vergi barışı kanun tasarısı
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 23. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Ocak 2003 · 539 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti), 16 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 539 kelime.
Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti, İstanbul). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mustafa-acikalin-22-2003-01-16-vergi-barisi-kanun-tasarisi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MUSTAFA AÇIKALIN (İstanbul) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Vergi Barışı Kanunu Tasarısının, kamu kuruluşlarının taksitleriyle alakalı 17 nci maddesiyle ilgili olarak şahsî görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum.
Bilindiği üzere bu madde, özelleştirmeye tabi kamu kurumları dahil 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadî devlet teşekkülleri, kamu iktisadî kuruluşları, bunların iştirakleri, bağlı ortaklıkları, döner sermayeleri, keza 3030 sayılı Kanuna tabi büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin bu kanun kapsamına giren vergi borçları bakımından; yani, Vergi Usul Kanunu kapsamında sayılmış vergi borçları bakımından -bunlar özellikle Emlak Vergisi borçlarıdır, kanunî paylarıdır- ödeyecekleri tutarlar açısından yirmidört aya kadar taksitlendirme getirmektedir. Bu, bilindiği üzere bir ölçüde bu idarelere fon aktarımıdır. Özellikle belediyeler ve kamu iktisadî teşebbüsleri, çalıştırmakta oldukları, istihdam ettikleri işçiler dolayısıyla ödemek zorunda bulundukları Stopaj Vergisini vergi dairelerine yıllardır yatıramamakta, bu yüzden de kamu idarelerine büyük borçları bulunmaktadır. Bu borçlar sebebiyle alacaklı vergi idaresi ile bu kurumlar arasında gereksiz ihtilaflar doğmaktadır. Bu kurumların, gerektiğinde, mal ve alacakları haczedilmekte ve bu kurumların yetkilileri bu tür tasarruflardan kurtulmak için, Ankara'da her gün ilgili bakanın kapısını aşındırmaktadır.
Bu maddeyle, bu tür kamu kurumlarına bir ödeme kolaylığı getirilmektedir. Sanıyorum, verilecek önergeyle bu 24 ay, 36 aya çıkarılacaktır; bu da, daha büyük bir rahatlama getirilecektir. Keza, bu ödeme de kurumların inisiyatifine bırakılmamak bakımından ikinci fıkrayla bunların hak ettikleri -ki, bunlar, özellikle belediyeler İller Bankasından, büyükşehir belediyeleri de Hazineden, kanunları gereği belli paylar almaktadırlar- bu payların ödenmesi sırasında, bu borçları, takas-mahsup yapılmak suretiyle kapatılacaktır.
Bu maddeyle ilgili olarak söyleyeceklerim bundan ibarettir. Ancak, 359 uncu maddeyle ilgili olarak, konu, fevkalade yanlış bir istikamete sevk edildiği, haksız ve kanunun lafzına ve ruhuna uymayan yorumlarla değişik mecralara çekildiği için, izninizle, bu madde üzerinde durmak istiyorum.
Esasında bu madde, 15 inci madde, 3 fıkradan ibaret bir madde. Bilindiği üzere, bu maddenin, 3 fıkrasıyla birlikte mütalaa edilmesi lazım. Her ne kadar, 1 inci fıkra kaçakçılık suçlarındaki cezaları affetmekte, savcılıkların takibinden kurtarmakta ise de, geneli üzerinde görüşme yapıldığı sırada açıkladığım üzere, 2 nci ve 3 üncü fıkralarla, bu maddeye çok önemli sınırlamalar ve şartlar getirilmiştir.
Bunlardan bir tanesi, 359 uncu madde, kullanan ve düzenleyen açısından suç belirlemiştir. Birinci olarak, 2 nci fıkra, 359 uncu maddeyle alakalı olarak düzenleyenleri hiçbir şekilde 1 inci fıkra kapsamına sokmamaktadır. Aynı şekilde, bu kişiler, yani, 2 nci fıkra kapsamına girenler, yani, belgeleri sahte, yanıltıcı olarak tanzim edenler, düzenleyenler, bu kanunun 5, 6, 7 ve 8 inci maddelerinden de istifade etmeyeceklerdir. Yani, hem bu maddelerden hem de 15 inci maddenin 1 inci fıkrasından yararlanmayacaklardır. Bunun, bir kere tespit edilmesi ve açıklanması icap eder.
İkinci olarak, 3 üncü fıkra, şahıs isimleri zikretmek istemiyorum; ama, burada ismi geçen kişiler bakımından, yani belge düzenleyenler olarak ifade edilen kişiler bakımından, yerine getirilmesi çok ağır şartlar taşımaktadır. Bunlar, kaçakçılık suçu işlemişlerdir ve vergi zıyaı sebebiyle de, haklarında vergi inceleme raporları yazılmıştır, fevkalade büyük montanlarda bunlara vergi cezası ve ikmalen vergi salınmıştır. Ancak bu tutarlar, bu miktarlar, yani vergi idarelerinin vergi incelemeleri neticesinde salmış bulunduğu bu vergiler ödendiği takdirde, bu kişiler birinci fıkra hükmünden istifade edeceklerdir. Bunu da çok tabiî karşılamak lazım. Biz, kişilerin hürriyetleriyle alakalı değiliz. Çaldıkları, çırptıkları iddia edilen mallar dolayısıyla, bunun vergilerini, buna isabet eden vergileri, alacakları idarelere ödedikleri takdirde, bunların hürriyeti bağlayıcı cezadan kurtulmalarını da tabiî karşılamak icap eder.
Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 16 Ocak 2003