İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri

Mehmet Siyam Kesimoğlu

Kırklareli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 963 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Siyam Kesimoğlu (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 963 kelime.

Mehmet Siyam Kesimoğlu (CHP, Kırklareli). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-siyam-kesimoglu-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET SİYAM KESİMOĞLU (Kırklareli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2003 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının, dernek ve benzeri kuruluşlara yapılacak yardımlar ile vakıf ve derneklerin denetimine ilişkin 17 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerimin başında, 2003 malî yılı bütçesinin hayırlı olmasını diliyor; şahsım ve Grubum adına, Yüce Heyetinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, maddenin (a) bendinde, dernek, birlik, kurum, kuruluş, sandık, vakıf ve benzeri örgütlere devlet bütçesinden yapılacak yardımlarda, gözönüne alınacak esaslar ile harcamaların bu esaslar doğrultusunda amacına uygun olduğunu, uygun olarak yapılıp yapılmadığının incelenmesi ve yapılacak yardımların belirlenmesi konusunda açıklamalar yer almaktadır. Diğer taraftan da, 59 uncu Hükümet Programında, Ekonomik ve Sosyal Konsey aracılığıyla sivil toplum örgütlerinin katılımı öngörülmektedir; ancak, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin bütçelerindeki dernek, birlik, kurum, kuruluş, sandık, vakıf ve benzeri teşekküllere yapılacak ödemeler, faaliyetinde yer alan ödeneklerden yapacakları yardımlar düşündürücüdür. Dernekler, meslek örgütleri ve vakıflar, çoğulcu demokrasinin ve sivil toplum yapılanmasının vazgeçilmez kurumlarıdır. Bu nedenle de yurttaşlarımızın ortak amaç, çıkar veya işlevlerini yerine getirebilmesi için birlikteliklerinin, dayanışmalarının aracı olan bu kurumların özgürce örgütlenebilmeleri ve gelişebilmeleri desteklenmelidir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, dernekler, meslek odaları ve vakıflara getirilen, siyasî partilerle ilişki kurma ve siyaset yasaklarıyla birlikte tüm engeller kaldırılmalıdır. Bu kuruluşların kendi birikim ve ilgi alanlarında genel ve yerel yönetimlerin karar süreçlerine katılımları sağlanmalıdır. Böylelikle de bu süreçlerin demokratikleşmesi ve özellikle de yerel yönetimlere, toplumun farklı kesimlerinin katılımının sağlanması gerçekleştirilmelidir.

Aynı şekilde bu kurumlar, tüketici hakları, doğa ve çevrenin korunması, kent yapılanması, sağlık, eğitim, kültür ve turizm alanlarında yerel yönetimlerle dayanışma içerisinde etkinliklerde bulunmaları için özendirilmelidir.

Toplumsal ve sosyal hayatın hemen her alanında kurulan vakıflarla ilişkiler geliştirilerek, toplum hayatında daha etkin hale getirilmelidir.

Ayrıca, meslek odalarının, meslek mensuplarının hak ve çıkarlarını savunacak, demokrasimizin derinleştirilmesi, sivil toplumun yaygınlaştırılarak güçlenmesi doğrultusundaki çalışmalarının kararlılıkla desteklenmesi gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 17 nci maddenin (b) bendinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarının bünyelerindeki vakıf ve derneklerin, mevcut mevzuatları çerçevesinde tabi oldukları denetimin yanı sıra bağlı veya ilgili kurum ve kuruluşlarca da denetleneceği; ayrıca, Maliye Bakanlığının da gerekli görmesi halinde söz konusu kuruluşları denetleyeceği öngörülmektedir.

Bilindiği gibi, her kamu kurum ve kuruluşunun bünyesinde bir veya birden fazla vakıf veya dernek faaliyet göstermektedir; ancak, özellikle bizim gibi ülkelerde, bakanların kurduğu, bakanlık bünyesindeki dairelerle, işbirliği yaparak çalışan ve finansman desteklerini resmî kuruluşlardan sağlayan yapılar, sivil toplum kuruluşu NGO sayılmamaktadır. Çünkü, bir örgütün, sivil toplum kuruluşu olarak nitelendirilebilmesi için önce devlet dışı bir kuruluş olması gerekir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu vakıf ve derneklerin, kamu kurum ve kuruluşlarının üstlendikleri görevleri yerine getirmede katkı sağladıkları çeşitli ortamlarda ifade edilmektedir. Aslında ise, bu vakıf ve dernekler ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttükleri kamu hizmetlerinden bağış adı altında para almaktadırlar. Örneğin, adlî sicil belgesi, tapu, silah ruhsatı, sürücü belgesi, pasaport, plaka, araç tescili gibi tüm vatandaşlarımızı çok yakından ilgilendiren kamu hizmetleri verilirken alınmaktadır bu paralar; ödenmediği takdirde de talep edilen kamu hizmeti verilmemektedir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, yani, verilen kamu hizmeti karşılığında dernek veya vakıflar aracılığıyla para toplanmakta; ama, bunların nasıl denetleneceği konusu açıklığa kavuşturulmamaktadır. Bir anlamda, vatandaşa verilen kamu hizmeti karşılığında vatandaştan ücret alınmakta; ama, vatandaşın ödediği bu bedel ilgili kamu kurum veya kuruluşuna değil de söz konusu vakıf veya derneğe gitmektedir. Bu vakıf ve derneklerin mevcut mevzuatlar çerçevesinde tabi oldukları denetimin yanı sıra, hizmet niteliği itibariyle ilgili kurum ve kuruluşları tarafından denetleneceği öngörülmektedir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, fakat, bu vakıf veya derneklerin yönetim ve denetim kurulu üyeleri genellikle ilgili kurumun üst düzey bürokratlarıdır. Bu durumda yapılacak denetim ne ölçüde şeffaf, objektif ve amacına uygun olacaktır; denetimde etkinlik nasıl gerçekleşecektir; Yüce Meclisin takdirlerine sunuyorum.

Hal böyle olunca da, bu kurumlara yapılan denetimin etkin bir biçimde gerçekleştiğini iddia edebilir miyiz? Gerek görülmesi halinde anılan bu dernek ve vakıfların Maliye Bakanlığınca da denetleneceğinin öngörülmesi yeterli değildir. Kamu erkini kullanarak gelir elde eden bu kuruluşların mutlaka ve mutlaka etkin bir biçimde denetlenmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, işte, bu yüzden, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapan Sayıştayın denetim yetkisinin kapsamı tüm kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde faaliyet gösteren dernek ve vakıfların hesaplarını da içine alacak şekilde genişletilmelidir. Bir taraftan, özellikle de, bazı kamu dernek ve vakıflarının malî açıdan devasa boyutlara ulaştığı, diğer taraftan ise, sayı, yer, teşkilat, personel, faaliyet alanı, gelir ve giderlerinin tam olarak bilinememesi, bu kuruluşların gün geçirmeden denetimini zorunlu hale getirmiştir.

Bu kuruluşların ilgili oldukları kamu kuruluşlarının imkânlarını kullanmalarının önüne geçilmelidir değerli arkadaşlarım. Faaliyet alanları çok çeşitli olan bu kuruluşların bir çoğu, tamamen ticarî ve ekonomik faaliyetlere yönelmiş durumdadır. Diğer taraftan ise, bu dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının mekânlarını, enerjisini, suyunu, araçlarını hatta ve hatta personelini dahi kullanmaktadır. Özellikle, ekonomik faaliyette bulunan bazı vakıfların, kendilerine tanınan vergi muafiyetinden de yararlanarak ve vatandaşların iyi niyetlerini istismar ederek, kaynak toplamaya yöneldikleri görülmektedir.

Özetlemeye çalıştığım tüm bu nedenler değerli arkadaşlarım, bu kuruluşların etkin bir denetimden geçirilmelerinin ne kadar gerekli ve elzem olduğunun çeşitli göstergeleridir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım, bir başka önemli noktayı da dikkatinize sunmak istiyorum: Biraz önceki sözlerimle, sivil toplum kuruluşlarının önemini vurgulamaya, güçlü sivil toplum örgütlerine olan ihtiyacı ortaya koymaya çalıştım. Bildiğiniz gibi, hükümetler, programlarını yazarken, düşüncelerini açıklarken, katılımcı demokrasiden bahsederler ve aynı anlayışla, işbirliği yapacaklarını, bu örgütlerin söylemlerini önemseyeceklerini, yaşama geçirilmesinin mücadelesini vereceklerini söylerler. Bu düşüncelerle de, sivil toplum örgütlerinin her yıl belli miktarlarda bütçeden pay almalarını, katkı görmelerini sağlarlar. Bu, Amerika’da da böyledir, Avrupa’da da böyledir; 2003 yılına kadar ülkemizde de böyleydi. Geçtiğimiz yıl, yani, 2002 malî yılı bütçesinde 1 trilyon 650 milyar Türk Lirası konulmuştu ve bu para, aynı anlayışla; yani, sivil toplum örgütlerinin güçlü bir şekilde yaşamlarını sürdürmeleri için, şu derneklere ve vakıflara dağıtılmıştı: Alzheımer Derneği, Down Sendromlu Çocukları Koruma Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Bedensel Engelliler Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Halkevleri Vakfı, Kanserli Çocuklara Yardım Derneği, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı, Ortopedik Özürlüler Derneği, Türkiye Trafik Kazaları Yardım Vakfı, Radyo Televizyon Gazeteciler Derneği ve adını sayamadığım birçok dernek ve vakıf.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 27 Mart 2003

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook