Denizcilik müsteşarlığının kuruluş ve görevleri hk.khk de değişiklik yapılmasına dair kan.tas. ( ss. 734 )
Kastamonu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 65. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Mart 2005 · 804 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Yıldırım (CHP), 2 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENİZCİLİK MÜSTEŞARLIĞININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK.KHK DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KAN.TAS. ( SS. 734 )); konuşma 804 kelime.
Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Denizcilik müsteşarlığının kuruluş ve görevleri hk.khk de değişiklik yapılmasına dair kan.tas. ( ss. 734 )”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-03-02-denizcilik-mustesarliginin-kurulus-ve-gorevleri-hk-khk-de-degisiklik-y (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ek 1 inci madde üzerinde söz almış bulunuyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına başlangıçta sözüm vardı; özür diliyorum, geciktim, bir çalışma yapıyordum; ama, görüşlerimi bu maddede anlatmak istiyorum.
Bu tasarıyla, gemiadamlarının eğitimi ve belgelendirilmesi ile bu faaliyetlerin denetlenmesine ilişkin hususların düzenlenmesi ve söz konusu görevlerin Denizcilik Müsteşarlığı tarafından yürütülmesi öngörülmektedir; yani, kaptanın belgelenmesini, her türlü vizesini, ehliyetini Denizcilik Müsteşarlığı yürütecek. Buna diyeceğimiz hiçbir şey yok. Cumhuriyet Halk Partisi de, bu konuda antant kalıyoruz, destek veriyoruz; ancak, bir itirazımız var. İtirazımız şudur: Şu anda gemi kaptanını yetiştiren üniversiteler var. İstanbul Teknik Üniversitesi var, 1949 yılında derneğini kurmuş; Kılavuz Kaptanlar Derneği var, Ege Üniversitesinde var, Denizcilik Yüksekokulunda var, Karadeniz Teknik Üniversitesinde var. Biz, az önce uyguladığımız ek 10 uncu maddede, eğitimi, üniversite seviyesindeki eğitimi, kaptan yetiştirmeyi, özel kurs seviyesine indirgemeye çalışıyoruz. İtirazımız da burada başlıyor; yani, gemiadamının yetiştirilmesinin, geminin kaptanının yetiştirilmesinin veyahut da gemide çalışan diğer adamların belgelendirilmesinin, 491 sayılı Yasa gereği, Denizcilik Müsteşarlığına verilmesine bir itirazımız yok. İtirazımız, gemi kaptanını da özel kurslarda yetiştirmesine. Orada itirazımız var. Bu anlayış, gemi kaptanını ve üniversitelerde yetişen gemi kaptanını, birinci kaptanı, ikinci kaptanı, gemi mühendisini, YÖK Yasasına rağmen ve daha önce çıkarılmış olan, taa Osmanlıdan beri devam eden kaptanı deryayı yetiştirme kurumlarının, üniversitelerin yerine "gemi benim, kaptanı da ben yetiştiririm." Kim söylüyor bunu; maalesef, Deniz Ticaret Odası söylüyor. Bu yasanın peşine düşmüş, diyor ki: "Gemi benim kardeşim; kaptanını da ben yetiştiririm."
Arkadaşlar, bunu, kaptanını yetiştirme hakkını, üniversiteleri by-pass yapma anlayışını -komisyonda da söyledik- doğru bulmadığımızı ifade ettik ve şerh koyduk. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak, ben, Isparta Milletvekili ve o gün komisyonda olan arkadaşlarım, komisyonda şerh koyduk, gerekçelerini anlattık.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, kaptan yetiştirecek, kaptanını sivil hayata hazırlayacak, armatörlerimizin hizmetinde, uluslararası sularda, ayyıldızlı bayrağımızın mendireği altında, ona layık bir şekilde ifade edecek üniversitelerde yetişmiş elemanlarımız tarafından dalgalanmasını, yüzmesini, deniz ticaretimizin gelişmesi için mücadele etmesini sağlamanın ötesine, diyecek ki, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kaptanı şurada dursun, İstanbul Teknik Üniversitesinin kaptanı şurada dursun; Ege Üniversitesinin yetiştirmiş olduğu kaptan şurada dursun, ben, İstanbul Ticaret Odası olarak, bu yasada elde ettiğim hakla ve 3 üncü maddede de kaldırdığımız, kuruluş kanununun gerekçesini ortadan kaldırdığımız hakla, diyeceğim ki, kaptanı ben yetiştireceğim, kursta yetiştireceğim... Nasıl kursta yetiştireceksin?!. Sanki, hepimizin şoför ehliyet kursları var ya, (A) sınıfı, (B) sınıfı, (E) sınıfı, uluslararası şoför, sürücü kurslarındaki ehliyet gibi, o kurslarda yetiştireceğiz ve Denizcilik Müsteşarlığı da bunu belgelendirecek.
Arkadaşlar, itirazımız bu noktadadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, itirazımız bu noktadadır, bu noktada itiraz ediyoruz. Bu konunun düzeltilmesini talep ettik; ama, olmadı, olmuyor. Ama, Anayasa Mahkemesine gideceğiz.
ALİ TOPUZ (İstanbul)Nasıl oluyor; yok öyle bir şey?!
ŞÜKRÜ ÖNDER (Yalova)Bak "yok öyle bir şey" diyor.
MEHMET YILDIRIM (Devamla)Çünkü, üç gün öncesi... Eğer düzeltmediğiniz takdirde, ifade ediyorum ki, Anayasa Mahkemesine gidilecektir. İfade ediyorum, Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda kesin kararlıdır. Genel Başkan Deniz Baykal'a da... Bu konuda, bütün dernekler, bütün üniversite dernekleri bunu konuştuk. Eğer ek maddede, bir madde, her seviyede eğitimle belgelendirmenin önüne lisans olayını getirirseniz, reddettiğiniz önergeyi tekrar görüşmeye alır da onu tekrar düzeltirsek mesele kalmamıştır.
Değerli arkadaşlar, bakın, tarihi hatırlatmak istiyoruz. Kıbrıs'ın fethinde, Sokullu Mehmet Paşanın döneminde, o dönemde, çok küçük bir zaferde, çok küçük bir deniz savaşında, biz savaşı kaybettik. Oturmuşlar, konuşmuşlar, ne için kaybettik; kaybettiğimiz olay, gerçek şudur: Alaylı yetişen kaptanı deryaların pusulayı doğru dürüst okuyamaması, kaçacakları yönü tespit edememesi, savunma hattını doğru dürüst kuramamasından ortaya çıktığı ifade edilmektedir.
Ben bir denizci değilim; ama, bir inşaat mühendisiyim; ama, inceledik konuyu. Konunun altında, değerli arkadaşlar, Sayın Binali Yıldırım bu yasayı tam hakkıyla savunmuyor, burada da kendisi yok. Sayın Müsteşar, şimdi savunduğumuz İstanbul Teknik Üniversitesi Mezunları Derneğinin daha önceki genel sekreteri; o da bunu savunmuyor; ama, bir baskı var. Baskı nerede; baskı, denizcilik odasından geliyor, diyor ki; kaptanımı ben yetiştireceğim, bu üniversiteli kaptanlardan bıktım, 4 000 dolar, 5 000 dolar maaş istiyorlar; Moldavyalıyı getirdim olmadı, Ukraynalıyı getirdim olmadı, dışarıdan getirdim olmadı. Bunlar örgütlendiler, dernek haline de geldiler, gemi benimse dümen de bende olsun diyor. Dümen de benim olsun diyor. Dümen hakkını, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak vermememiz gerektiğini düşünüyorum. Bu kanunda üniversiteleri by-pass yapma anlayışı vardır. Bu, komisyonda da aynı şekilde geçmiştir. Komisyonda ittifakla olmamıştır, oybirliğiyle olmamıştır. Burada da, Cumhuriyet Halk Partisi katılmakla beraber, lisansüstü eğitimin, o ilgili maddede özel kurslara yetki veren yasa tasarısından ilave bir paragraf ilave edildiği zaman bu tasarının sorunu kalmamaktadır.
Bakın, bu yasa defalarca Meclise gelmiştir. Defalarca, Danıştayda yürütmeyi durdurma kararı alınmıştır ve yasa yürürlüğe konulamamıştır; bundan sonra da öyle olacaktır. Bu yasa bu şekliyle çıktığı zaman, o demokratik kitle örgütleri, sivil toplum örgütleri olan İstanbul Teknik Üniversitesi Mezunları Derneği, Kılavuz Kaptanlar Derneği ve Başbakana çağrı yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi Mezunları Derneği, Yüksek Denizcilik Okulu mezunları olmak üzere bütün kurumlar dava açacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 2 Mart 2005