Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )
Isparta Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 67. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Nisan 2003 · 402 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mevlüt Coşkuner (CHP), 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )); konuşma 402 kelime.
Mevlüt Coşkuner (CHP, Isparta). “Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-coskuner-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEVLÜT COŞKUNER (Isparta)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vaktim dar olduğu için, tasarının şeklini şemalini konuşmayacağım; zaten, bunun da önemi kalmadı. O nedenle, ben, Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, burada, milletvekilliğimin ne anlama geldiğini düşünmek durumunda kaldım. Oysa ki, burada konuşmanın da bir anlamı yok. Dün yapılan da buydu. Burada, milletvekili 5 dakika konuşuyor ve bakan da 20 dakika konuşuyor; milletvekili, seçmenine "selam" diyor, bakan da kendi düşüncelerini aktarma gayreti içinde. Oysaki, bugün, bunun tersini yaşıyoruz. Milletvekili, kendi katkısını yapamıyor ve herkes de, kendi düşüncesinin ötesinde, birilerinin söylevine uymak durumunda kalıyor.
Değerli dostlarım, bu tasarıyı konuşmanın bir anlamı kalmadı dedim. Neden; çünkü, bu tasarı başında kabul edildi, bizim katkı yapma gibi bir şansımız ortadan kalktı. Oysaki, ben, bugün, burada, turizmden ne anlıyorum, kültürden ne anlıyorum, bu konuda katkılarım ne olur, onu anlatmaya çalışacaktım; ama, değerli konuşmacılar, burada, Sayın Genel Başkanımızın, seçim bildirgelerinde, seçim mitinginde söylediği sözleri hatırlattılar. Elbette ki, biz, bakan sayısının düşürülmesini istiyoruz; ama, buradan, kültüre, turizme karşı olduğumuz anlaşılmasın. Biz, kültüre karşı değiliz, turizme karşı değiliz, ikisinin de ayrı ayrı değer olduğu ve kendi işlevlerini ayrı ayrı yapmasının gerekliliği ve Türkiye'nin sosyoekonomik yapısının, konumunun da bunu gerektirdiği inancındaydık. O nedenle, öncelikle, millî kültür kavramı yerine, insanlığın doğuşundan bugüne uygarlığımızın gelişmesinin, evrensel insanî değerlerimizin oluşmasında katkıda bulunan bütün değerleri, insanlığın ortak mirası olarak görmekteyiz. Kültür kavramında, bu çerçevede meselelere bakmak istiyoruz.
Oldukça zengin bir kültürel mirasımız var. Tarihî ve kültürel değerlerimizi, Atatürk'ün belirttiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak hedefiyle iç içe düşünmekteyiz. Ortak mirasımız, Rousseu'dan, Dostoyevski'den, Beethooven'dan, Ömer Hayyam'dan Farabî'ye, Fuzuli'den Nazım'a, Mevlânâ'dan Yunus Emre'ye kadar tüm evrensel değerlerimize sahip çıkmak istiyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bunları söylerken, ne yazık ki, huzurunuzda Nazımını vatandaşlıktan çıkarmış bir devletin utancını yaşamaktayım. Oysaki, Dede Korkut'a UNESCO sahip çıkarken, Mevlânâ'nın penceresinden, başka ülkeler, bizim ülkemizi değerlendirirken, biz, işimize geleni değer sayıp, işimize gelmeyeni elimizin ucuyla itmek durumunda kalmışız.
HASAN ANGI (Konya)Kim çıkarmış vatandaşlıktan?!.
MEVLÜT COŞKUNER (Devamla)Sana da cevap veririm. Ben, öğretmenimden öğütlüyüm; taşın arkasından gitmem, taş atana da cevap vermem. Sana da, istersen, şöyle bir cevap vereyim:
Anadolu'da bir köy
Köyün içinde bir ev
Evin içinde bir adam
Adamın içinde şeytan
Kezban... Kezban. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli dostlarım, Anadolumuz uygarlık beşiğidir. Sümerlerden Ligyalılara, Helen'den Bizans İmparatorluğunun Uyguruna ve Selçukluya, Osmanlıdan Türkiyemize kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapmışız. Şair Arif de bunu şöyle söylüyor:
"Beşikler vermişim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,
Anadolu'yum ben,
Tanıyor musun?"
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 16 Nisan 2003