2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri
Diyarbakır Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 1.022 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muhsin Koçyiğit (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 1.022 kelime.
Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 2003 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının memurların özlük haklarına ilişkin 30 uncu maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna adına, görüşlerimizi açıklayacağım; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dokuz aylık bir süreyi kapsayan, ek önlemler adı altında ek yüklerle desteklenmiş 2003 malî yılı bütçesi, 45 katrilyon liralık açık öngörüsüyle Parlamentoya sunulmuş, çiftçilere ödenmesi gereken doğrudan gelir desteğinin ertelendiği, yatırımların reel olarak yüzde 50’nin üzerinde gerilediği bu bütçe, temelde bir borç ve faiz ödeme bütçesidir.
Bu bütçe, ekonomideki daralma sonucu, memurlara ve kamu çalışanlarına, enflasyon oranında dahi artış öngörmeyen bir bütçedir.
Bilindiği üzere, son yıllarda bütçe kanunlarına konulan hükümlerle, memur maaş artışları enflasyona endekslenmiştir. Bu sistemden, ilk kez, 58 inci hükümet tarafından hazırlanan, üç aylık geçici bütçe kanunuyla vazgeçilmiş; ancak, şu anda, 59 uncu hükümetin hazırlayıp Yüce Meclisin onayına sunduğu, dokuz aylık 2003 malî yılı bütçesiyle de bunu devam ettirdiğini görüyoruz.
Enflasyona endeksli maaş artışlarının, memurların lehine olduğu tartışmasızdır. Bu bütçeyle, memurların aleyhine sonuç verecek yeni bir yönteme geçilmiştir. Bundan böyle, artık, enflasyon oranındaki artışın ve enflasyon farklarının memur maaşlarına yansıtılması mümkün olmayacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 657 sayılı Kanunun 154 üncü maddesi, bütçede “uygulanmayacak hükümler” arasına alınmak suretiyle, memurların 2003 yılında alacakları zamlar, hükümetin inisiyatifine bırakılmıştır.
Ayrıca “kamu çalışanlarına uygulanacak aylık katsayı ile artış oranları ve bunların yürürlük tarihlerini, ekonomik gelişmeler ve devletin malî imkânlarını gözönünde bulundurarak yeniden belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir” denilmek suretiyle, maaş artışları belirsizliğe terk edilmiştir.
Değerli arkadaşlarım, bütçe kanunu tasarısına, Anayasanın 128 inci maddesine aykırı bir hüküm getirilmiştir. Hepimizin bildiği gibi, memur maaşlarındaki artışlar ve özlük haklarının düzenlenmesi, ancak kanunla olur; fakat, bu bütçe kanunu tasarısıyla, Meclis, kendisine ait olan bir yetkiyi, hakkı ve yetkisi olmadığı bir şekilde Bakanlar Kuruluna devretmiş bulunmaktadır. İsterseniz, bu maddeyi size okuyayım buradan: “Madde 128.- ...Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir...” Ancak, burada biz, kanunla düzenlemiyoruz, sadece Bakanlar Kuruluna yetki veriyoruz. Bu, Anayasaya aykırıdır. Geçmişte bunun örnekleri vardır; iptal edilmiştir; tekrar iptal edilmeye mahkûmdur. Bunun için, bundan en kısa sürede vazgeçilmesi lazım; bir tasarı getirilip, memurların özlük haklarının bir kanunla düzenlenmesi gerekir.
Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, TEFE’de, ilk iki ay sonunda, kümülatif yüzde 8,8; TÜFE’de ise, yüzde 4,9 oranında artış olmuştur. Mart ayı TÜFE artışının asgari yüzde 2,5 çıkacağının ve yüzde 2’lik refah payının da dikkate alınması halinde, memurlar, şu anda bile, devletten, asgari yüzde 4,5 oranında alacaklı bulunmaktadır.
58 inci hükümetin devamı olduğunu ilan eden 59 uncu hükümetin de, bu uygulamayı sürdüreceği anlaşılmaktadır. Anlaşılan, 59 uncu hükümetten de, memurların payına, koca bir hicran ve gözyaşı düşecektir.
Bu bütçe kanun tasarısıyla, memurlara, nisan ayında yapılması gereken ikinci maaş zammının yapılmayacağı açıktır. Ayrıca, kaynak paketi içerisinde, memurların ve emeklilerin Emekli Sandığı keseneğini 1 puan artıran ve bütçe kanununda enflasyon farkını kaldıran AKP Hükümetinin, çalışanlar lehine bir düzenleme yapmayacağı artık anlaşılmış bulunmaktadır.
Böylece, muhalefetteyken kamu çalışanlarının yanında olduklarını iddia edenler, iktidara geldiklerinde, nasıl onların karşısında olduklarını, uygulamalarıyla, açık bir şekilde göstermektedirler.
Değerli milletvekilleri, üç aylık geçici bütçe uygulamasında olduğu gibi, bu bütçe kanun tasarısında da, kadro karşılığı sözleşmeli personel ücretlerinin, kadrolu personel maaşlarının üzerinde seyrettiğini görmekteyiz. Bu eksikliğin giderilerek, eşit işe eşit ücretin verileceği bir düzenleme, bu bütçe kanun tasarısında yer almamaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümet, bu bütçeyle, önümüzdeki dokuz aylık dönemde kamu çalışanlarının maaşlarına zam yapıp yapmama konusunda tereddüt içinde bulunmakta ve bu konudaki belirsizlik devam etmektedir.
AKP’nin gerek seçim bildirgesinde ve gerekse milletvekili adayları yaptıkları seçim konuşmalarında, IMF programının katı ve çalışanlar açısından acımasız bir nitelik taşıdığını, sosyal yönünün bulunmadığını ısrarla vurgulayarak, kamu çalışanlarını yüksek beklenti içine sokmak suretiyle, onların oylarını almışlardır; ancak, bugün gelinen noktada, yine, muhalefetteki söylemlerinin aksine, kamu çalışanlarının maaşlarına ne kadar zam yapacakları konusunda IMF’nin görüş ve iznine başvurduklarını ibretle görmekteyiz. IMF, açıkça “2002’de reel zam verdiniz, 2003’te dengeleri bozmayın” uyarısında bulunabilmektedir. Seçim meydanlarında memurlara, durumlarını iyileştirme sözü veren AKP, bugün, IMF karşısında vaatlerini yerine getirememenin sıkıntısını açıkça yaşamaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; memur maaşlarını temel gıda maddelerindeki artışlarla karşılaştırdığımızda, ne kadar yetersiz kaldığını göreceğiz. Son oniki yılda memur maaşları 443 kat artarken, gıda maddelerinin fiyatları, aynı dönemde 500 kat ile 2 688 kat arasında artmıştır. Evet; tam 2 688 kat... Maaşların limon fiyatlarındaki artışa endekslenmesi durumunda, bir kamu çalışanı, bugün, 424 000 000 lira yerine, 2 milyar 467 milyon lira, ev kirasına endekslenmesi durumunda ise asgarî 762 000 000 lira alması gerekmektedir.
Memurların maaşlarına beklentilerin çok altında zam yapan hükümetin, gıda artış oranlarındaki zammı dikkate alması durumunda, bugün, memurlara, ortalama yüzde 45 oranında zam yapması gerekmektedir.
Böylece, hükümet tarafından bir yandan maaşlara zam yapılmaması, öte yandan, sağlık giderlerinde, ilaç katkı paylarının memur aylığından kesilmesi, reçete kontrolü uygulamasının başlatılması, antibiyotiklerin reçete edilmesinin yeni esaslara bağlanması, negatif ilaç listesi uygulamasına gidilmesi, emeklilik yaşının 61’e çekilmesi, işçilerin bir ikramiyesinin 2004 yılına ertelenmesi gibi işçi, memur ve emeklilere yönelik tasarruf önlemlerinin uygulamaya konulması, çalışanlarımız ve emeklilerimiz için, yaşamı, âdeta, çekilmez hale getirecektir.
Değerli arkadaşlarım, kamu görevlilerine verilmesi planlanan son derece düşük ve yetersiz maaş ve ücretlerle, toplumumuzdaki orta ve orta altı sınıfı yok olacak, gelir dağılımı bozulacak, sınıflar arasındaki uçurum iyice derinleşecektir. Oysa, demokrasi ve özgürlüklerin yaşayabilmesi ve kök salabilmesi için, öncelikle gelir dağılımının düzeltilmesi ve orta sınıfın yükseltilmesi gerekmektedir; ancak, bu bütçe kanunu tasarısında bunu görememekteyiz.
151 sayılı Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunması ve Çalışma Koşullarının Belirlenmesi ve 87 sayılı, anayasa niteliğinde olan, Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmeleri esas alınarak gerekli yasal düzenlemeler yapılmak suretiyle, kamu çalışanlarına grevli, toplusözleşmeli, özgür ve icazetsiz sendikalaşma hakkı verilmelidir; ancak bu şekilde bir sendikalaşmayla, kamu çalışanları, hükümetle toplu pazarlık masasına oturarak kendi ücretlerinin belirlenmesinde söz sahibi olacaklardır. Kamu çalışanları, demokrasi dışı yöntemlerle örgütsüz bırakılmamalıdır. Ancak toplumun tüm kesimlerinin haklarını koruyarak, onları güvence altına alarak demokrasi ve özgürlükleri yerleştirebiliriz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümete sormak istiyorum; önümüzdeki süreçte, kamu işçi sendikalarıyla yapılacak toplu iş sözleşmelerinde yine IMF’yi dinleyip, ona göre sefalet ücreti düzeyinde mi zam yapacaksınız? Hükümet bu düzenlemelerle muhalefetteyken söylediklerini ve taahhütlerini unutmuş, âdeta, IMF’ye ve onun politikalarına teslim olmuştur. Hükümet, bu düzenlemelerle kamu çalışanlarının tepkisini çekmiş ve onları kaderleriyle baş başa bırakmıştır. Hükümet, çalışanların ve halkın tepkisini dikkate almalı, bunları ciddî bir uyarı olarak değerlendirmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 27 Mart 2003