İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

Genel Kurul, 65. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Şubat 2008 · 514 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muhsin Yazıcıoğlu (Büyük Birlik Partisi), 14 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 514 kelime.

Muhsin Yazıcıoğlu (Büyük Birlik Partisi, Sivas). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-yazicioglu-23-2008-02-14-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHSİN YAZICIOĞLU (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 25’inci maddeyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Anayasa’mızın temel kurallarına ve eşitlik ilkesine aykırılığı gerekçesiyle söz almış bulunuyorum.

Esas itibarıyla, gündemimize getirilmiş olan Vakıflar Yasası’nın bütününe baktığımızda, bu Yasa, Lozan Anlaşması’nı delmekte, yabancı ve azınlık cemaatlerine özel ayrıcalık tanımakta ve Türkiye’nin dış ilişkilerinde dışarıya karşı Türkiye’nin elini zayıflatmakta ve mütekabiliyet esasları itibarıyla her ne kadar korunacağı ifade edilmiş olsa bile, bununla ilgili Avrupa müktesebatı açısından önceden bunun tedbirlerinin alınmadığı dikkate alındığında, bu konuda da Türkiye’nin millî menfaatlerine aykırılık ifade etmektedir.

Kanun’un 25’inci maddesiyle, vakıflar, vakıf senedinde yer almak kaydıyla, uluslararası faaliyet ve iş birliğinde bulunabilecek, yurt dışında şube ve temsilcilik açabilecek ve yurt dışında kurulan kuruluşlara üye olabileceklerdir.

Vakıflar, yurt içi ve yurt dışındaki kişi ve kuruluşlardan ayni ve nakdî bağış ve yardım alıp, yardımda bulunabilecektir. Ancak bu konuda herhangi bir izin müessesesi getirilmemiştir. Vakıfların yurt dışı ilişkilerini devlet kurumlarının takip etme yetkisini elinden almıştır.

Türkiye’nin de üyesi olma yolunda üyelik sürecini işlettiği Avrupa Birliği müktesebatında, insan haklarının uluslararası alanlarda kullanılması, ulus devletlerin kendi vatandaşlarının uluslararası faaliyetlerini takip ve kontrol etme hakkını ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle, yeni Kanun’da belirtilen uluslararası faaliyetlerin, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına önceden bildirilmesi ve faaliyet sonrası da yıllık faaliyet raporlarının ilgili kurumlara gönderilmesi zorunluluğu getirilmelidir. Ancak bu konuda bir boşluk vardır. Yeni Kanun, uluslararası faaliyet boyutuyla bu konuda temel kanun olan Türk Medeni Kanunu hükümlerini aşan düzlemler getirmektedir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 5’nci maddesinin ikinci fıkrasında “Yabancı dernekler, Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığının izniyle Türkiye'de faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir, temsilcilik veya şube açabilir, dernek veya üst kuruluş kurabilir veya kurulmuş dernek veya üst kuruluşlara katılabilirler.” hükmü yer almasına rağmen, madde hükmünün vakıflara uyarlanması yapılmayarak, yani hiçbir izin düzenlemesi getirilmeyerek Türk Medeni Kanunu’nun 117’nci maddesiyle getirilen kıyas hükmü çiğnenmiştir.

Bütün bunlar dikkate alındığında, Türkiye’nin içeride oluşturulacak olan, oluşturulan birtakım vakıflar vasıtasıyla tamamen denetimden uzak ve kontrolü mümkün olmayan, herhangi bir şekilde muhakeme edilmesi hâlinde uluslararası boyuta mahkemeleri taşıyabilecek ve böylece uluslararası mahkemelerde de bizi sıkıntıya sokabilecek bir durum ortaya çıkmaktadır.

Bu şartlar altında Soros Vakfının çevremizde gerçekleştirmiş olduğu eylemlere ve devletlerin iç işlerine karışma potansiyeline baktığımız zaman, Soros’un kendi yazmış olduğu kitabını okuduğumuz zaman, o kitapta bazı devletlerin iç işlerine nasıl karıştıklarını ve vakıfları yoluyla, vakıfları marifetiyle o ülkelerde nasıl bir düzen değiştirme potansiyeline sahip olduğuna yönelik itiraflarını dikkate aldığımızda, Türkiye’nin ciddi bir tehditle karşı karşıya olacağını düşünüyorum.

Bu sebeple, gündemimize getirilmiş olan Vakıflar Yasası’nı Türk millî menfaatlerine uygun görmediğimi, bu noktada çok ciddi şekilde Türkiye’nin millî menfaatlerini tehdit eder bir boyutta olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu Yasa’nın bir an evvel geriye çekilmesini ve Vakıflar Yasası’nın, tekrar, daha ciddi tartışmalar yapıldıktan sonra ancak gündeme getirilmesini faydalı buluyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Yazıcıoğlu.

MUHSİN YAZICIOĞLU (Devamla)Bu duygular içerisinde, iktidar partisinin ciddi bir veballe karşı karşıya olduğunu burada ifade etmek istiyorum.

Bu konuda, elbette Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Türkiye’nin millî menfaatlerine aykırı, millî çıkarlarımıza uygun olmayan ve bununla bağdaşmayan bir yasayı, her türlü ikaza rağmen, muhalefete rağmen, sadece çoğunluğa dayanarak geçirmesinin, burada ciddi bir vebal ortaya koyduğunu ifade etmek istiyorum.

Saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 14 Şubat 2008

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook