İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri

Mustafa Zeydan

Hakkari Milletvekili ·

Genel Kurul, 57. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mart 2003 · 556 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Zeydan, 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 556 kelime.

Mustafa Zeydan (Hakkari). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-zeydan-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA ZEYDAN (Hakkâri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçemiz hayırlı olsun.

Çok kısa bir zamanımız var. Bütçemiz, hepimizin bildiği gibi, çok kısıtlı yapılmış bir bütçe, AK Parti gibi tertemiz bir bütçe. Ona inanıyoruz; ama, yine de hükümete güveniyorum, geri kalmış bölgelerimize, bütçeye göre değil, geri kalmışlık durumuna göre bakacaklardır.

Değerli arkadaşlar, hepinizin bildiği gibi, güneyimizde sıcak bir savaş var; Hakkâri, o savaşın, neredeyse içinde sayılıyor. Hakkâri, şu anda çok tehlikeli bir durumda; her şeye karşı, her türlü tehlikeye karşı, Hakkâri şu anda yaşamaktadır. Örneğin, Hakkâri, kimyasal, biyolojik silahlarla her an karşı karşıya kalabilir. Temenni ederim ki, hükümetimiz, bu konuda gerekli tedbirleri alacaktır, buna inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım, güneydoğu, doğu, zaten yirmi senedir terörle mücadele içerisindedir. Biz, bu konuları çok öğrenmiş, çok alışmış insanlarız. Aslında, güneyde olan olaylar hakkında Türkiye’nin fazla telaş etmesine de gerek yoktur;. nihayet, dışımızda olan bir olaydır. Türkiye güçlü bir devlettir. Biz bunun güçlüğünü yirmi sene yaşadık, belki Ankara’da, İstanbul’da oturanlar, bu konuları, pek, bizim kadar bilmiyorlar. Türkiye, dünyanın en güçlü terörüyle mücadele etti ve dünya devletlerinin desteklediği o terör dahi yok, oldu bitti; onun için, bizim, Türkiye’nin güçlülüğüne güvenimiz tamdır. Güneyimizde olan olay da Türkiye’yi fazlaca rahatsız edebilecek bir durumda değildir; ona da hiç inanmıyorum; o bakımdan, hiç telaşa da gerek yok. Basından da ricam, vatandaşımızı, kamuoyumuzu fazla telaşa sokmasınlar; bu, zaten, bizim, dışımızda olan bir olaydır.

Değerli arkadaşlar, yalnız şunu söylemek istiyorum: Terörden dolayı yirmi senedir çektiğimiz sıkıntılar var. Hükümetimizin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya gönderdikleri amirleri, bilhassa valilerden başlamak kaydıyla, kaymakamları, emniyet müdürlerini vesaire... Biliyorsunuz, yasalarımıza göre, herkes kanun karşısında eşittir. Doğrudur; ama, kim eşittir; kanun karşısında, o kanuna uyan, o kanuna uygunluğu sağlayan, o kanunun emirlerini yerine getirenlerin eşit olması lazım. Siz, 40 000 insanın katili olan ve bunlara yardım eden kişiler ile devlet için hayatını ortaya koyan kişileri aynı kefeye koyarsanız, yanlış yaparsınız. Onun için, bilhassa o yörede bulunan amirlerimizin çok duyarlı olmaları lazım.

Bakınız, buradan askerlere çok teşekkür ediyorum; askerler çok çektikleri için, bütün kurumlardan daha duyarlıdırlar.

Değerli arkadaşlar, o bakımdan, hükümetimizin, yöreye giden amirlerimizi, valilerimizi, kaymakamlarımızı, emniyet müdürlerimizi bu konularda ikaz etmesi lazım. O terör örgütü, camileri yakmış, okulları yakmış, öğretmenleri öldürmüş, askeri öldürmüş, vatandaşı öldürmüş ve onları destekleyenler, şimdi “ne olacak canım, vatandaşımızdır, kanunlarımız böyle yazıyor” diyorlar. Doğrudur, kanunlar öyle yazıyor; ama, kanun “git, askeri, polisi öldür” demiyor ki... Ondan sonra, sen, git, Mustafa Zeydan’la eşit ol... Böyle bir şey olamaz; olmaması lazım.

Değerli arkadaşlar, bu konuda çok büyük sıkıntımız vardır; ama, ben, inanıyorum ki, bu hükümet, bu konuda gerekli titizliği gösterecektir.

Değerli arkadaşlar, malum, biliyorsunuz, birçok arkadaşımız, yine, köye dönüşler konusundan bahsetti. İnşallah, hükümetimiz, yakında, bu, köye dönüşler konusunda da gerekli tedbirleri alacaktır.

Bakınız, terör olaylarına karşı 60 000 silahlı korucu görev yapmıştır. Bu arkadaşların görev yaptığı zaman aldıkları maaş sadece 7 000 000’du. Bu insanlar, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü için, bayrak için hayatlarını ortaya koydular; şu anda düşman sahibi olmuşlar; ama, üzülüyorum ki ve yazık ki, şu anda devlet eliyle bu adamlar dışarı itiliyor. Devlet, eğer kendi adamına sahip çıkmazsa, ilerideki günlerde sıkıntı çekebilir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, devletin kendi adamına sahip olması lazım. Atatürk’ün tek muvaffakiyeti vatandaşına verdiği güvendir; kendi yanında olan kişilere sahip olmasından dolayı olmuştur. Şimdi, bizim için hayatını ortaya koymuş insanları, biz, bugün “rahatladık, hiçbir şey yok” deyip elimizin tersiyle itersek, yarın sıkıntıya girmiş olacağız.

Ben, fazla vaktinizi almayacağım. Bütçemizin memleketimize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Hakkâri’yi unutmayın; teşekkür ederim, saygılar sunarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 27 Mart 2003

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook