İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 24. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)

Nevzat Doğan

Kocaeli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 24. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Aralık 2004 · 971 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nevzat Doğan (AK Parti), 1 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA KURUMU BAŞKANLIĞI TEŞK.VE GÖR.HAK.KAN.TAS.(SS.649)); konuşma 971 kelime.

Nevzat Doğan (AK Parti, Kocaeli). “Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-dogan-22-2004-12-01-sosyal-yardimlasma-ve-dayanisma-kurumu-baskanligi-tesk-ve-gor-hak-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA NEVZAT DOĞAN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kurumu Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde Grubumuz adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Anayasanın 2 nci maddesi sosyal devlet ilkesine vurgu yapmaktadır. İşte, bu vurguya istinaden, özellikle, günümüzdeki çağdaş devlet anlayışı içerisinde de, ihtiyaç sahibi vatandaşların sağlık, eğitim ve sosyal hayatta sıkıntıya düştükleri durumlarda onlara devletin şefkatli ellerini hissettirecek bir kurum olarak 1986 yılında kurulmuş.

Bu, tabiî, bir fon olarak kurulmuş o yıllarda. Fak Fuk Fon olarak da geçen bu fon, il ve ilçelerde sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı olarak hizmet görmüş. Tabiî, iyi niyetle kurulmuş bir sistem. Dertlilerin bir nebze dermanına, yardımına koşsun diye kurulmuş bir sistem; ama, maalesef, bir tüzelkişiliği oluşmamış Ankara'da. Bu nedenle de, sağdan soldan toplama elemanlarla görev yapmaya çalışmış ve bu da etkinliğini düşürmüştür. Hatta, zaman geçtikçe, mevcut fonlar sosyal yardımlaşma ve dayanışma lehine kullanılmak yerine, başka yerlerde de kullanılmaya başlanılmış; 2002 yılına kadar, maalesef, bu fonlardan trilyonlarca lira başka yerlere aktarılmış. İktidarımızda, her şeyde olduğu gibi, bu konuda da halı altına süpürülen her şey gözden geçirilmiş ve hemen bu konuyla ilgili yapılabileceğin en fazlası yapılmaya çalışılmıştır. Bırakın bu fondan başka yere para aktarılmasını, bu fona para aktarılmaya başlanmış. İşte, bakın, 2003 yılında 327 trilyon lira ve 2004 yılında da 380 trilyon lira fazladan para aktarılmış.

Bu, tabiî, bir anlayış farkıdır. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma gibi bir vakfın parasını başka bir kaynağa aktarma anlayışı başkadır, böyle bir vakfa para aktarma anlayışı da başkadır; bu da, AK Partinin farkıdır.

Tabiî ki, burada, böyle bir sistemin daha etkin, daha iyi çalışması, tüzel bir kişiliğe ulaşması için bir kanun tasarısı hazırlamışız; bunu gerçekleştiriyoruz bugün.

Efendim, tabiî ki, bu yasa, sosyal hayattaki birtakım güvenlik ihtiyacını karşılamaya yetmemektedir; bunun bilincindeyiz. İnşallah, bu ay içerisinde, sosyal hayatta önemli bir yeri olan sosyal güvenlik sisteminin tek çatı altında toplanması, genel sağlık sigortası gibi herkesi sağlık hizmetine kavuşturacak bir sistemin devreye konulması gibi önemli, sosyal hayatı rahatlatacak kanun tasarılarımız da sizlerin desteğiyle kanunlaşacaktır.

Değerli arkadaşlar, gerçekten, burada, 6 000 000 kişiye 2004'te yardım etmiş bir kuruluştan bahsediyoruz; 931 vakfıyla bu çalışmayı sürdürmüş. Biz, sosyal devleti, sözde bir sosyal devlet olarak düşünmedik. Belki yıllarca bu, sözde kaldı, refah devleti sözde kaldı; ama, bizim dönemimizde, bunlar sizlerin de gözleri önünde, birer birer gerçek sosyal devlet hüviyetine kavuşma yönünde adımları izlediniz.

Efendim "sadaka örgütü" tabiri, gerçekten ağır bir tabir. "Aymazlık", "sosyal devlet edebiyatı" gibi tabirler geliyor çok kıymetli Cumhuriyet Halk Partili milletvekili arkadaşlarımızdan; burada, konuşmalarında bunu vurguladılar. Bakınız, sosyal devlet anlayış farkına, yaptıklarımızla şöyle bir göz atalım: 1 200 000 ton civarında kömür dağıtılmış. Efendim, 500 kilogram, 1 000 kilogram kömür nedir, bu bir sadakadır diyenler olabilir, değerli muhalefet partisi milletvekillerimizden. Kömürsüz bir ailenin o soğukta tir tir titrediğini birazcık hissedin, azıcık hissedin, onların çektiğini hissedin, o zaman, bu tonlarca verilen kömürün ne demek olduğunu çok iyi anlayacaksınız değerli arkadaşlar. Okulunda, okul başladığı gün sırasının önüne kitapları konulan çocuğun sevincini görürseniz; 4-5 çocuğu olup da, yahu bu çocukların kitaplarını nasıl sağlayacağım derdine düşen ana babanın sevincini görürseniz, ben, sizin böyle konuşmayacağınızı biliyorum.

SSK hastanelerine sıra bulup gidemeyen milyonlarca vatandaşımızın, diğer kurumların kapılarının açılmasıyla, bu sene 30 000 000 SSK'lımızın... Bakın, Kocaeli'nde 330 000 SSK'lı, devlet hastanelerinden ve sağlıkocaklarından bu sene hizmet aldı. SSK hastanelerinde kuyruklar da azalmadı, hasta da azalmadı; ya nereden çıktı bu hastalar?! Bu insanlar, evlerinde kaderlerine terk edilmişti. İşte, sosyal devlet anlayışı bu. Onlara bu kapıları açtık ve 30 000 000 kişi hizmet alma fırsatını yakaladı. Yakında, inşallah, o ilaç kuyruklarını da hep birlikte ortadan kaldıracağız. İşte, sosyal devlet anlayışının farkı budur. Sağlıkta, eğitimde, sosyal alanda, bir şekilde -kendisi vermesi gerekmez- devletin bütün imkânlarını kullanarak, gerektiğinde özel sektörü, vakıfları, bütün kurumları kullanarak halkına sağlığı, eğitimi ulaştıran devlettir sosyal devlet. İşte, sosyal devletteki anlayış farkımız buradadır, AK Partinin sosyal devlet anlayışı da budur değerli arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, mesela, özürlülerden bahsedildi. Bakın, bir parti bünyesinde Özürlüler Koordinasyon Merkezi kuruluyor. Bu parti, AK Partidir ve özürlülerimizi rahatlatacak politikaların çalışması yapılıyor değerli arkadaşlar. Yakında, inşallah, özürlüler yasası gelecek. Şimdiye kadar, iktidarımız döneminde, özürlülerimizi rahatlatacak biryığın adım attık ve kanunlar çıkardık. Bunlarla ilgili daha geniş kapsamlı çalışmalara imkân verecek yasamız da hazırlanıyor.

Bakın, gene, size bir ilkten bahsedeyim; belki duymamış olabilirsiniz. Bunlar pek alışılmış şeyler değil, Türkiye'de, partiler bünyesinde kurulsun. "Yaşlılar Koordinasyon Merkezi" diye bir kuruluş var AK Parti bünyesinde, Sosyal İşler Başkanlığına bağlı. Türkiye'de bir ilktir bu. Daha, bir sorun kangren haline gelmeden, kronikleşmeden, onyıllar öncesinde ona çözüm arayışlarını üretmenin anlayışıdır bu. Ne yapacak bu Yaşlılar Koordinasyon Merkezi; yirmi yıl, otuz yıl sonra, bugünkü genç nüfusun birer potansiyel yaşlı olduğunu düşünürseniz, bugün sorun olmayan, ama, yarın, sosyal güvenlikte, sosyal hayatta önemli sorun olarak karşımıza çıkacak bir problemin şimdiden çözüm çalışmalarını başlatmıştır AK Parti ve bakın -bununla ilgili az önce de vurgu yapıldı- yaşlılarla ilgili ulusal bir yaşlı politikası oluşturmanın çalışmalarını başlatmıştır. Yaşlılarımızın evde bakımını sağlayacak, kültürümüze, inançlarımıza ve geçmişten gelen birikimimize uygun bir şekilde yaşlılarımızı her zamanki gibi baş köşede oturtacak sistemleri geliştirmenin çalışmalarını başlatmıştır AK Parti İktidarı. Yine,yaşlılarımızın güncel sorunlarını da çözüme ulaştıracak çalışmaları başlatmıştır Yaşlılar Koordinasyon Merkezimiz.

Değerli arkadaşlar, ayrıca, yaşlılarımızın bu bilgi birikimlerini, o önemli tecrübelerini gençlerimize aktaracak, sosyal ve ekonomik hayata katılımlarını sağlayacak projelerin çalışmalarını başlatmıştır. Bunlar sizi biraz şaşırtıyor, değil mi?

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Maddeye gel, parti propagandası yapma!

NEVZAT DOĞAN (Devamla)İnşallah, bunları da birer birer uygulamaya getirdiğimizde, hep birlikte göreceğiz.

Şunu da söyleyeyim ki, genel sağlık sigortası ve sosyal güvenliğin tek çatı altında toplanması gibi önemli tasarılarla, şu anda çalıştığımız tasarı daha da anlam kazanacaktır.

Bakın, bizler, sırça saraylarda oturmuyoruz, aristokratların oturduğu, zaman geçirdiği yerlerde de oturmuyoruz. Sizin hep dilinize doladığınız, işte, iftar vakitleri, çadırlar, gecekondular... Evet, iftar vakitleri çadırlara daha önce de gidiyorduk, şimdi de gidiyoruz. Sayın Genel Başkanımız, çok önceleri de, on yıllar öncesinde de bu işi yapıyordu, daha sonra belediye başkanı oldu, yine yapmaya devam etti...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 1 Aralık 2004

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook