İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Balıkesir ilinin sorunları hk.

Orhan Sür

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Mayıs 2003 · 518 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Sür (CHP), 29 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BALIKESİR İLİNİN SORUNLARI HK.); konuşma 518 kelime.

Orhan Sür (CHP, Balıkesir). “Balıkesir ilinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-sur-22-2003-05-29-balikesir-ilinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ORHAN SÜR (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşülmekte olan bor enstitüsünün kurulmasıyla ilgili yasa tasarısının 1 inci maddesi üzerinde, şahsım adına, söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, benden önce konuşan değerli konuşmacılar, boru, sizlere, mümkün olduğunca çok anlatmaya çalıştılar. Gerçekten, bor, çok önemli bir değerimiz; ama, bora yaklaşırken, bora bakarken başka açılardan da yaklaşmamız gerektiğine inanıyorum.

Türkiye, aslında, bir maden ülkesi, çok çeşitli madenlerimiz var; ama "bor" dediğimiz zaman, Türkiye, gerçekten, durup düşünmek zorunda; dünyada tekel olabileceğimiz tek maden bor. O zaman, bora önemle yaklaşmak ve bor konusunda, gerçekten, çok ciddî çalışmalar yapmak zorundayız.

Bugün bu konuşmayı yapacağımı düşünerek, geçtiğimiz hafta sonu seçim bölgem Balıkesir'e gittiğimde, Türkiye'nin ve dünyanın en güzel ürünlerinden bir tanesi olan bor madenlerinin bulunduğu yeri ziyaret ettim ve birkaç parça boru getirerek, milletvekillerimizin görüşüne sunmak istedim; çünkü, biliyorum ki, üzerinde bu fırtınalar koparılan bor madenini, birçoğumuz bugüne kadar görme şansına erişemedik.

Değerli arkadaşlarım, bor, gerçekten, çok önemli bir ürün ve bu ürün üzerindeki oyunlar bugünün oyunları değil. Benden önce konuşan arkadaşlarımız, bu ürün üzerindeki oyunları size anlatmaya çalıştılar. Özde oynanan oyun, Türkiye'deki bor madeni yataklarına sahip olabilme oyunudur; çünkü, bor üzerindeki dünya tekeli olan US Borax Şirketi, Türkiye'nin bor konusunda bir dev olmasını engelleyebilmek için yıllardan beri bir çaba vermektedir.

Değerli arkadaşlarım, biraz önce, burada Sevgili Bakanımızın da ifade ettiği gibi, yeni bir fabrikamızı açacağımızı ifade ettiğimiz o asit fabrikasının teknolojisi, bize, maalesef, Batı'dan gelmemiştir. US Borax Firması, Türkiye'nin bor konusunda bir dünya devi olmasını engelleyebilmek amacıyla, Türkiye'ye teknoloji transferine yıllarca ambargo koymuştur. Bizim Bandırma'da ürettiğimiz asidin fabrikasının teknolojisini Doğu Bloku ülkelerinden aldık. İşe, çok küçük bir fabrika olarak başladık ve yerli mühendislerimizin çabalarıyla bugünkü noktaya gelindi. Biraz önce, Kütahya Milletvekilimizin bugün açılacağını ifade ettiği Emet'teki fabrika da buna benzer bir olaydır. Batı dünyası, Türkiye'yi, bor konusunda, dünyada söz sahibi yapmak istememektedir.

İşte, kurulması düşünülen, kurulması özlenen bor enstitüsünün asıl amacı burada; yani, Türkiye'ye gereken teknolojiyi üretmek veya transfer edebilmek için gerekli çalışmaları sağlamak. Peki, bunu nasıl yapacağız arkadaşlar; şimdi, 1 inci maddeyi okuyorum "araştırma yapmak" deniliyor; bu enstitü kiminle araştırma yapacak? Yaptırmak farklı; "yapmak" diye de bir sözcük var. Bakıyorum, 28 kişi çalışıyor. Bu 28 kişinin içinde şoför var, hizmetli var, savunma uzmanı var; hepsi 28 kişi. Demek ki, kuruluşta amaç, yapmak değil, yaptırmak. Yani, yapmak ile yaptırmak arasında büyük farklılık var.

Ayrıca, yaptırdığımız çalışmaları, acaba nasıl denetleyeceğiz; bu enstitünün kuruluşunda bir bilim kurulu yok. Yapılan çalışmaların sonuçları nasıl alınacak; kim, bu çalışmaların amacı doğrultusunda geliştiğini; kim, bu çalışmaların amaca uygun olduğunu onayacak ve hangi konularda çalışma yapılacağına kim karar verecek? Bu enstitünün bünyesi içinde bir bilim kurulu oluşturulmamış.

Değerli arkadaşlarım, ulusal bilim ve teknoloji politikaları temelini oluşturmadan, bu tip enstitüler kurmanın ülkemizin çıkarına olduğu düşüncesinde değilim. Elbette, bu enstitünün kurulması gerekiyor. Konunun başında ifade ettiğim gibi, bir bor enstitüsüne şiddetle gereksinimimiz var; ama, bunu kurarken, gerçekten ayakları üzerinde durabilecek ve gerçekten ülkeye hizmet edebilecek bir enstitü olması yönünde gereken tavırları sergilemeliyiz.

Çok değerli arkadaşlarım, kurulmakta olan, aslında bir enstitü değil, bir şirket. Biraz önce değerli bir arkadaşım konuşurken, arka sıralardan bir arkadaşımız "köy enstitüsü" sözcüğünü kullandı. Keşke, köy enstitüleri gibi bir enstitü kurabilseniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 29 Mayıs 2003

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook