İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 28. BİRLEŞİM · SALI

Hz.mevlananın fikir ve kişiliğiyle ilgili

Remzi Çetin

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 28. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Aralık 2003 · 590 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Remzi Çetin (AK Parti), 16 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HZ.MEVLANANIN FİKİR VE KİŞİLİĞİYLE İLGİLİ); konuşma 590 kelime.

Remzi Çetin (AK Parti, Konya). “Hz.mevlananın fikir ve kişiliğiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/remzi-cetin-22-2003-12-16-hz-mevlananin-fikir-ve-kisiligiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

REMZİ ÇETİN (Konya)Muhterem Başkan, muhterem milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yediyüzotuz yıl önce bu dünyadan ebedi âleme göç eden, büyük mutasavvıf, İslam velisi Hazreti Mevlânâ'yı anma haftasında bulunuyoruz. 17 Aralık 1273'te aramızdan ayrılan bu büyük insan, asırlar ötesinden insanlığa ışık tutmaya devam etmektedir. Hazreti Mevlânâ, vefatı üzerinden asırlar geçmesine rağmen, artan bir sevgiyle dünya insanlığının ilgisine mazhar olan nadir insanlardan birisidir. Milletimizin böyle büyük bir şahsiyeti yetiştirmesiyle ne kadar iftihar etsek yeridir.

İnsanlığa ışık saçan eserlerinden Hazreti Mevlânâ'yı şöyle anlayabiliriz:

Allah'a tereddütsüz bir iman, teslimiyet, aşk ve ilahî muhabbet.

Kuran-ı Kerim'e ve Hazreti Peygambere tam bağlılık.

Allah'a karşı kulluk görevini eksiksiz yerine getirme, bütün hayatını insanlara hizmetle geçirme.

Hazreti Mevlânâ sekizyüz yıldan beri bütün dünya insanlığını etkileyegelmektedir. Dünyanın önde gelen düşünürleri, yazarları, mütefekkirleri insanlığa Mevlânâ'yı anlatmaya çalışmışlar ve bu uğurda eserler kaleme almışlardır. Goethe, J.Von Hammer, Prof. Annemarie Shimmel, 10'larca Alman yazarından sadece birkaç tanesidir. Yine, Avusturya'dan Schwannau, Amerika Birleşik Devletlerinden Robert Bly, Danimarka'dan Asmussen, Fransa'dan Eve de Vitray Meyerovite, Güney Amerika'dan Colin Garbett; İngiltere'den Prof. Dr. Reynold A. Nicholson, J. William Redhouse gibi her ülkeden çok sayıda düşünür ve mütefekkir, Mevlânâ'nın fikirleriyle ve yaşantısıyla ilgili eserleri dünya insanlığına anlatmaya çalışmışlardır.

Yine, İtalya'dan Prof. Anna Masala, Macaristan'dan Alexander Hegel gibi pek çok yazar ve düşünür, Rusya'dan Rodivich, Romanya'dan Odillov, bu konuda eserler veren yazarlar arasındadır.

Hazreti Mevlânâ'nın fikirleri evrenseldir ve günceldir.

Türkiye, coğrafî olarak doğu ile batı arasında köprüdür.

Hazreti Mevlânâ, kültürel boyutta doğu ile batı arasında bir köprü görevi görür.

İngiliz bilim adamı Prof. Dr. Abdulmecit Foucroy "Konya, doğu ile batının karşılaştığı kesişim noktasıdır" diyerek bunu vurgular.

Batı, maddiyatçıdır; doğu, maneviyat ve duyguyu önplana alır.

Asrımızın en önemli meselesi, aklı ve kalbi uzlaştırmaktır. Akıl ile bilimin en son noktasına gidilmelidir; fakat, kalple birlikte gidilmelidir.

Mevlânâ, bu noktada, Danimarkalı halk masalları toplayıcısı Hans Christian Andersen'e hikâyelerinde ilham kaynağı olmuştur. Shakespeare, bugün bile çok önemsenen eserlerini kaleme alırken, doğrudan Hazreti Mevlânâ'dan etkilenmiştir.

Alman Şair Frederick Rüchert, öğrendiği Farsçayla, Divan'dan 40'a yakın gazel yayımladı. Bu şiirler, çağın ünlü bestekârları Shubert ve Straus tarafından bestelendi.

Diyalektikçi Hegel "Dialectic of History"de Mevlânâ'dan etkilendiğini söyler.

Sözlük yazarı Sir William Redhouse, Mesnevî'yi 135 sayfalık bir önsözle yayımlamıştır.

Mesnevî'nin tamamını Fransızca'ya çeviren Eva de Vitray Meyerovitch, Hazreti Mevlânâ'dan etkilenen, ona "Hazreti Pir" diye hitap eden, onu kendine mürşit ve rehber edinen Pakistanlı Şair Muhammed İkbal'in şu sözlerini çok beğenir: "Bizler, hepimiz, aynı bahçenin, aynı ağacın meyveleriyiz. Bizler aynı baharın açmış çiçekleriyiz."

Kendisi "Havva" adını alarak Müslüman olan bu bilim kadını, Hazreti Mevlânâ'nın bu anlayışını "evrensel kardeşlik" olarak tanımlar. Şöyle demektir:

"Benim için İslamı keşfetmek, kaybedilenleri yeniden bulmak, ayrı düştüklerime tekrar kavuşmak gibi bir şey oldu. Kendimi gerçekten evimde hissettiğim tek ülke Türkiye'dir. Türkiye'ye ayak basınca evime tekrar kavuştuğumu hissederim. Her şey bana tanıdık gelir. Sokaklarda insanların önümü kesip bana adres sordukları olur. Beni bir Türk sanırlar. Ben orada kendimi gerçekten vatanımda hissederim." Tabiî, Konya'yı da, doğduğu, büyüdüğü bir şehir olarak görmektedir.

Kendisinin şu sözleri çok manidardır: "Mevlânâ'nın Konyasında yüzyıllarca, dinler, olağanüstü bir beraberlik yaşadı. Hoşgörü değildir söz konusu olan. Bu kelimeyi sevmiyorum; çünkü, daima yukarıdan bakmayı çağrıştırıyor. Söz konusu olan, hakikaten, bir kardeşçe evrenselliktir. Burada hemen belirteyim ki, İslamın esası da budur."

Batı'da, Mevlânâ'ya duydukları ilgiyi kendi içlerinde saklamayıp, insanlıkla paylaşan birçok aydın bulunuyor. Prof. Dr. Gabriel Mandel Khan "manevî değerlere susamış kişilerin beklentilerine cevap verecek bir kaynaktır Mevlânâ Celâleddin Rûmi" diyor.

2003 Ocak ayında 81 yaşında vefat eden Alman bilim hanımefendisi Prof. Dr. Annemarie Shimmel de, bir ayağı İslam kültüründe, diğer ayağıyla bir pergel gibi, başta Hıristiyan kültürü olmak üzere bütün inançları gezip inceleyen, tanıyıp tahlil eden bir düşünceye sahipti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 16 Aralık 2003

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook