5231 sayılı dernekler kanunun cumhurbaşkanlığınca geri gönderilme tezkeresi (s.s 668)
Kastamonu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 14. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Kasım 2004 · 688 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sinan Özkan (AK Parti), 4 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5231 SAYILI DERNEKLER KANUNUN CUMHURBAŞKANLIĞINCA GERİ GÖNDERİLME TEZKERESİ (S.S 668)); konuşma 688 kelime.
Sinan Özkan (AK Parti, Kastamonu). “5231 sayılı dernekler kanunun cumhurbaşkanlığınca geri gönderilme tezkeresi (s.s 668)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sinan-ozkan-22-2004-11-04-5231-sayili-dernekler-kanunun-cumhurbaskanliginca-geri-gonderilme-tezk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA SİNAN ÖZKAN (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 17.7.2004 tarihli ve 5231 sayılı Dernekler Kanununun Sayın Cumhurbaşkanınca Anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri gereğince bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilen 10 uncu maddesi üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi adına görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.
Çağdaş toplumlarda, sivil toplum örgütleri demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır; toplumların sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmalarında önemli roller üstlenmektedir. Geçtiğimiz süreçte demokratikleşme alanında birlikte önemli adımlar attık, önemli yasal düzenlemeler yaptık. Geçtiğimiz temmuz ayında Genel Kurulumuzda kabul edilen Dernekler Kanunuyla, sivil toplum örgütlenmesinin temel taşlarından olan derneklerin kuruluşunu kolaylaştırdık. Dernek kurma özgürlüğünü genişlettik, sivil toplum örgütlenmesinin toplumun bütün kesimlerine yayılmasına imkân sağladık.
Sağlıklı bir demokrasi, bütün toplum kesimlerinin yeteri ölçüde temsili ve bu yolla toplumda çoksesliliğin sağlanmasıyla mümkündür. Bu bağlamda, siyasî partiler, sendikalar, dernekler, vakıflar ve diğer gönüllü kuruluşların yeteri ölçüde güçlenerek kurumsallaşmaları, sivil toplum- devlet otoritesi dengesinin kurulmasını ve bu yolla demokrasinin güvence altına alınmasını sağlayacaktır. İşte bu düşünceden hareketle, temel hakların alanının genişletilmesi, ülkemizde demokrasinin güçlendirilmesi, insanımıza hakkı olan ve bugün çağdaş Batı toplumlarına tanınan temel hakların verilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Biz bunu yalnızca Avrupa Birliği uyum sürecinin getirdiği bir zaruret olarak düşünmüyoruz, çağdaş dünyayla entegre olma yolunda hızla ilerleyen ülke insanımızın ve toplumumuzun en tabiî hakkı olarak görüyoruz. Bu fikir etrafında mutabakat sağlanarak, 5231 sayılı Dernekler Kanunu, muhalefet partimizin değerli üyelerinin de katkı ve destekleriyle geride bıraktığımız İkinci Yasama Yılında Meclis Genel Kurulumuzca kabul edilmişti. İşte bu kanunun iki maddesiyle ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanımız, Anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddelerinin verdiği yetkiye istinaden, yasanın bir kez daha görüşülmesini istemiş ve Meclisimize yasayı iade etmiştir.
Sayın milletvekilleri, Cumhurbaşkanımızın yeniden görüşülmek üzere iade ettiği iki madde derneklerin yardım alma ve yardım verme işlemlerini düzenlemektedir. Yasanın 10 uncu maddesi, derneklerin siyasî partiler, benzer amaçlı dernekler, işçi ve işveren sendikaları ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alması ve maddî yardımda bulunması hususunu düzenlemektedir. 21 inci maddesi ise, önceden bildirimde bulunmak ve banka kanalını kullanmak kaydıyla, derneklerin yurtdışındaki kişi ve kuruluşlardan yardım alabileceği hükmünü içermektedir.
Geri gönderme tezkeresinin gerekçesinde de, derneklerin 21 inci maddeye uygun olarak yurtdışından sağlayacağı yardımları 10 uncu madde hükmüne uygun olarak siyasî partilere aktarabileceği şeklinde bir endişe dile getirilmiştir.
2908 sayılı Dernekler Kanununun 4279 sayılı Kanunla değişik 61 inci maddesi, zaten dernekler ve siyasî partiler arasındaki maddî yardımlaşmayı düzenlemişti. Bizim 5231 sayılı yeni yasal düzenlemeyle getirdiğimiz de, bu maddenin hemen aynının değiştirilmeden muhafaza edilmesidir. Derneklerin yurtdışındaki gerçek ve tüzelkişilerden yardım alma konusu da ilk kez bu yasayla getirilen bir düzenleme değildir. Nitekim, 2908 sayılı Dernekler Kanununun 60 ıncı maddesinin son fıkrası "Derneklerin dış ülkelerdeki gerçek veya tüzelkişilerden veya diğer kuruluşlardan yardım alması İçişleri Bakanlığının izniyle olur" şeklindeki hükmüyle, derneklerin yurtdışından yardım almasını mümkün kılmaktaydı. 2908 sayılı Dernekler Kanununda 4279 sayılı Yasayla yapılan ve derneklerin belli şartlar dahilinde yardım alabilmesini ve yardımda bulunabilmesini mümkün kılan değişiklik 1997 yılında yapılmış ve üzerinden sekiz seneye yakın bir süre geçmiştir. Bu uzun süre içerisinde, hiçbir siyasî partinin, derneklerden, Anayasaya aykırı olarak yardım aldığına ve bu hakkı kötüye kullandığına ilişkin bir bilgi ve bulgu da elimizde yoktur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği komisyonunca 6 Ekim 2004 tarihinde kabul edilen İlerleme Raporunda Meclisimizin çıkardığı 5231 sayılı Dernekler Kanununa atıf yapılarak, bu kanunun dernekler konusunda getirdiği düzenlemelerden de övgüyle söz edilmektedir.
Gerçekten de bu düzenlemeler, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin benimsediği demokratik toplum düzenine uygun düşmektedir. Daha da önemlisi, bu düzenlemeler, geldiğimiz noktada, Türk demokrasisini ve insanımızın önünü açmak için, çağdaş ve hür, kendini hür hisseden bir toplum olmamız için elzemdir, zarurîdir.
Demokratik kuralları daha iyi yerleştirebilmek için, Türk demokrasisini bu topraklarda sarsılmadan kök saldırabilmek için, insanımıza, sivil toplum örgütlerimize, derneklerimize, vakıflarımıza, siyasî partilerimize, kısaca kendimize daha çok güvenmek zorundayız diye düşünüyorum. Güven eksikliğiyle, birtakım vehimlerle, varsayımlarla demokrasimizi güçlendirmemiz pek mümkün olmayacaktır. Elbette ki, demokratik hukuk devleti, yasalara uymayanları ya da yasaya karşı hile yoluna sapmak isteyenleri de cezalandıracak mekanizmalara sahiptir.
Bu düşüncelerle, biz, 5231 sayılı Dernekler Kanununun değiştirilmeden aynen kabulünün faydalı olacağı kanaatindeyiz.
Sizlerin oylarıyla yeniden kabul edilecek olan Dernekler Kanununun ülkemize ve ülke demokrasimize katkılar ve hayırlar getirmesini temenni ediyor, sizlerin ve bizleri izleyen aziz milletimizin yaklaşan Ramazan Bayramını şimdiden tebrik ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 4 Kasım 2004