İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu ile tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar sosyal sigortalar kanununda değişiklik yapılması (s.s.858)

Alim Tunç

Uşak Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Haziran 2005 · 1.008 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alim Tunç (AK Parti), 1 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU İLE TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.858)); konuşma 1.008 kelime.

Alim Tunç (AK Parti, Uşak). “Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu ile tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar sosyal sigortalar kanununda değişiklik yapılması (s.s.858)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2005-06-01-esnaf-ve-sanatkarlar-ve-diger-bagimsiz-calisanlar-sosyal-sigortalar-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ALİM TUNÇ (Uşak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi hakkında Grubum adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugüne kadar diğer kurumlarda, Emekli Sandığında, Sosyal Sigortalarda, yurt içinde tedavisi mümkün olmayan hastaların yurt dışına gönderilmesi çeşitli düzenlemelerle mümkün hale geldi; ancak, Bağ-Kur ve kendi hesabına çalışanlar için -ki, eş ve çocukları ve kendileri için- böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu için ve geçmişte, sizler de hatırlarsınız, basında da çok çıktı, bu ihtiyaç sahibi kişilerin yurt dışında tedavileri mümkün olabilmesi için 6 milletvekili arkadaşımız, Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl, Çorum Milletvekili Agâh Kafkas, Kocaeli Milletvekili Nevzat Doğan, Diyarbakır Milletvekili İrfan Rıza Yazıcıoğlu, Ağrı Milletvekili Kerim Yıldız, Konya Milletvekili Mehmet Kılıç ve ben, bu teklifin hazırlanmasıyla ilgili kanun teklifini verdik ve Sağlık Komisyonunda bu kanun teklifi görüşüldü ve sonuç itibariyle böyle bir düzenlemeye gidildi.

Öncelikle, ülkemizin bir kesiminin önemli bir mağduriyetini ortadan kaldırdığı için -bu teklifi, her ne kadar, 6 arkadaş olarak vermiş olsak da, komisyondaki CHP'li ve AK Partili bütün arkadaşların emeği vardır- özellikle, hem CHP'li arkadaşlarımıza hem de AK Partili arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bu kanunla, 1479 sayılı Kanuna eklenen maddeyle, Bağ-Kur sigortalı ve hak sahiplerinin, yurt içinde tedavisi mümkün olmayan hastalıkları nedeniyle yurt dışına gönderilmelerine ve tedavi edilmelerine hak sağlanmıştır.

Buna paralel olarak, devlet memurlarında ve SSK'lılarda olan bir durum, AK Parti İktidarının, hükümetimizin bugüne kadar yaptığı icraatlarında da, ortak olarak yaptığı icraatlarda da, vatandaşımızın, bütün kesimlerin, tüm vatandaşlarımızın aynı hizmeti aynı ölçüde almasını prensip edindiğimiz için, bugün, bu kanunu burada görüşülmek üzere Yüce Meclise sunduk. Bu kanun çıktığı takdirde de, ülkemizde tedavisi mümkün olmayan hastalıkların yurt dışında tedavisi bütün kurumlarca karşılanmış olacaktır.

(x) 858 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Bugüne kadar bunun neden çıkarılamadığını sormak gerekirse, genellikle, hükümetimiz kurulmadan önce, SSK, Bağ-Kur, İŞKUR, bunlarla ilgili düzenlemeler Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve bir boşluk içindeydi. Bu boşlukları... Hükümete geldiğimiz günden itibaren büyük bir çalışma, muhalefetiyle iktidarıyla büyük bir çalışma sonucunda bunları birer birer düzeltmeye çalıştık ve düzelttik. Bugün de bunun son örneğini yerine getirmiş olacağız.

Değerli arkadaşlar, yurt dışındaki tedavilerin çok pahalı olması ve sigorta prim borçlarının bunları karşılamaması nedeniyle, bugüne kadar bunlar çıkarılamamıştır. Örnek verilecek olursa, sağlık sigortası için alınan primlerin sağlık sigortası giderlerini karşılama oranı, 2000 yılında yüzde 39, 2001 yılında yüzde 42,2; 2002 yılında yüzde 43,9 ve 2003 yılında da yüzde 44,3'tür; 2004 yılında da bütçe tahmini olarak yüzde 52'dir; yani, bu, çok düşük olması nedeniyle de, tedavi süresi, şu anda getirdiğimiz kanun teklifiyle altı ayla sınırlandırılmış; ama, zorunluluk halleri gözönünde tutularak, iki yıla kadar bu sürenin uzatılabilmesine imkân sağlanmıştır. Değerli arkadaşlar, bu durumun Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki bir kurul tarafından heyet raporu alındıktan sonra, hastalığa ilişkin giderlerin kurumca ödenmesi ve yanında giden refakatçilerin de yolluk ve yevmiyelerinin ödenmesi bu kanunla birlikte sağlanmış olacaktır.

Değerli arkadaşlar, tabiî ki, ülkemizde, yurt içinde tedavisi olmayan hastalıklar, aslında, sanıldığının aksine çok azdır. Bazı hastalıklarda, mesela, gazete kupürlerinde, gazetede çıkan bir Esin Köse olayı olmuştu. Aslında, o hastamızın, Türkiye'de tedavisi mümkündü; ancak, donörün bulunamayışı, kök hücreyi verecek donörün bulunamayışı ve bulunan donörün de, Alman vatandaşı ve Almanya'da oturuyor olması, o nedenle de, bunun, Almanya'da tedavisi mümkün kılınmıştır ve bu konuda da, hükümetimiz, hemen İçişleri Bakanlığımız ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız gerekli izinleri alarak, bu hastamızın da tedavisi şu anda yapılmaktadır. İnşallah, sağ salim yurdumuza geri döner.

Değerli arkadaşlar, ben, bir başka konuya da değinmek istiyorum: Ülkemizde 200 000'e yakın, yurt dışından hasta tedavi edilmekte. Özellikle, ülkemizdeki sağlık kurumlarının ve hekimlerimizin gayretli çalışmaları neticesinde, özellikle ortodonti ve protez, göz ve plastik cerrahî konusunda ve sağlık turizmi dediğimiz, sıcak sularımızın kullanılması sayesinde, ülkemize yaklaşık 200 000 hasta gelmektedir.

Ülkemiz, sağlık turizminde, kaplıcalarıyla, sıcak suyuyla dünyada 7 ülke içinde yer almaktadır. Bunu, belirli merkezlerde değerlendirmek mümkün. Şu anda da bu merkezlerimiz çalışmaktadır. Örnek verecek olursak, İzmir'de Balçova, Balıkesir'de Gönen. Bu merkezler genellikle Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesinde yer almaktadır. Buradaki tesislerimizin hızla geliştirilmesi ve yurt dışında çok pahalı olan bu tedaviler için, o ülkelerdeki vatandaşları ülkemize çekip, bu konuda, bundan fayda sağlamak zorundayız. Bu konuda Sayın Kültür ve Turizm Bakanımıza teşekkür etmek istiyorum; çünkü, belirli bölgeler turizm alanı ilan edilerek, buralarda, özellikle de sağlık turizmi geliştirilerek, tedavi açısından... Ülkemizde kaplıcalarımız, genellikle, sadece tedavi amaçlı değil, daha çok kısa sürelerle, banyo türü dediğimiz şekilde kullanılmaktadır; ancak, yurt dışında, özellikle yaşlanan nüfus, fizik tedavi ve rehabilitasyon için bu sıcak su kaynaklarını kullanmak üzere çeşitli ülkelere gitmekte ve oraların emekli sandıkları ya da sosyal sigorta sandıklarına çok yüklü meblağlar ödemektedir. Bunu, biz, ülke olarak çok rahatlıkla sağlayabiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan hem doğal güzellikler hem de yeraltı zenginliklerimiz nedeniyle, biz, sağlık turizmini önplanda tutarak, yurt dışından hasta transferi... Daha ucuz olması nedeniyle de hem bize döviz kazandırmış olacak hem de ülkemizin tanıtımı açısından çok önemli bir fonksiyon görecektir.

Değerli arkadaşlar, çıkaracağımız bu kanunla birlikte, artık -açık olan- Bağ-Kur ve kendi hesabına çalışan sigortalıların sıkıntıları belki ortadan kalkacaktır. Ancak, ben şunu belirtmek isterim ki, hükümetimizin göreve geldiği günden itibaren söylediğimiz bir şey vardı; bütün sağlık tek elden yönetilecek ve tek çatı altında, Bağ-Kurluya farklı muamele, SSK'lıya farklı muamele, Emekli Sandığı mensubuna farklı muamele olmayacak demiştik. Şu ana kadar yaptığımız icraatlarla, bunları, en asgarî seviyeye indirdik. Ancak, bunun kesin olarak ortadan kaldırılması, genel sağlık sigortasıyla mümkündür. İnşallah, en kısa sürede, genel sağlık sigortası tasarısını da Yüce Meclisten geçirerek, bütün insanlarımızın gelecek endişesi, sağlık endişesi kalmayacağı bir ortam hazırlayacağız.

Değerli arkadaşlar, çıkaracağımız bu kanun yürürlüğe girdikten sonra, Bağ-Kurlularımız, SSK'lılarımız, Emekli Sandığı mensubu bütün hastalarımız, gerek yurt içinde, gerek yurt dışında rahatlıkla tedavi olabileceklerdir; ancak, bunun belirli şartlar içinde... En az on ay sigorta primi yatırma ve borcu olmama şartını da bu tasarının maddelerine koyduk. Sonuç itibariyle, on ay prim yatırmış ve borcu olmayanların, herhangi bir sıkıntıya uğramadan, yurt dışında tedavisi mümkün olacaktır.

Kalan aksaklıkların giderilmesi… Biraz önce de söylediğim gibi, genel sağlık sigortasıyla ilgili yasanın bu Meclisten çıkıp yürürlüğe girmesiyle bütün sıkıntılar ortadan kalkacaktır.

Ben, çıkaracağımız bu kanunun, ülkemize, Bağ-Kurlulara ve kendi hesabına çalışanlara hayırlı olmasını diliyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 1 Haziran 2005

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook