İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Mehmet Ekici

Yozgat Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2010 · 473 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ekici (MHP), 3 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 473 kelime.

Mehmet Ekici (MHP, Yozgat). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ekici-23-2010-05-03-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET EKİCİ (Yozgat)Sayın Başkanı ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, grev ve lokavt hakkını düzenleyen Anayasa’mızın 54’üncü maddesinin üçüncü ve yedinci fıkrasının çıkarılmasına ilişkin Anayasa değişiklik teklifiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Özüne bakarsanız, yapılmak istenen değişiklik, üçüncü paragrafta, “grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendika sorumludur.” ile siyasi amaçlı dayanışma grev ve lokavtı gibi maddelerin yürürlükten kaldırılmasıdır. Bu, özünde doğru bir düzenlemedir. Aslında bunlar… 1980 öncesi yaşanan işçi hareketlerinin Türkiye’ye yaşattığı bazı sıkıntılı durumlar münasebetiyle 80 Anayasası’nın çok daha katı, işçi hareketlerini de kısıtlayıcı yönde aldığı tedbirler münasebetiyle sıkıştırılmış bir işçi hareketi söz konusu olmuştu. Özünde bu işlem doğrudur ancak çalışma hayatını bir bütün olarak, bir kül olarak alıp bu maddeler, bu ve benzeri maddeler yani 5’inci değişiklik maddesi, 6’ncı, 7’nci maddeler çok daha yüksek bir istişareyle, çok daha iyi bir dayanışmayla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında oluşacak bir heyetle, işçi hareketinin önderlerinin ve sivil toplumun da dâhil olduğu bir süreç içerisinde ele alınıp düzenlenmiş olsaydı, bugün çok daha farklı bir ortamda Anayasa tartışması yapıyor olacaktık. Doğrusu, bu alınan tedbirler Türk işçi hareketinin, çalışma hayatının yeniden düzenlenmesi bakımından yeterli midir diye iç dünyamızda biz bir özeleştiri yaptığımız zaman da bunun yeterli olmadığını görüyoruz.

Değerli arkadaşlarım, tanınan haklar, uygulanabilir haklar olduğu zaman anlam taşır. Bakın, dün Taksim Meydanı’nda, sendikalaştığı için işinden atılan, sendika üyesi olduğu için işinden atılan insanların yürüyüşüne şahit olduk. Ya-ni, anayasalarda ve yasalarda tanıdığınız hakları uygulanabilir haklar hâline getirdiğimiz an biz başarılı bir yürütmeyi, başarılı bir parlamentoyu meydana getirmiş oluruz.

Şimdi, bu gelen haklarla yani burada tanındığı iddia edilen haklarla çalışma hayatının başarılı bir şekilde yeniden düzenlenmesi mümkün değildir. Doğrusu, ısrarla söylüyoruz, biz söylemekten, siz dinlemekten bıkmadınız ancak bu Anayasa Değişiklik Teklifi’nin geriye alınarak, geriye çekilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı altında ve konsensüsle bir Anayasa değişikliği tasarısını yine size bıkmadan, usanmadan teklif edeceğiz çünkü bu maddede yapacağınız düzenlemenin hiçbir anlamı yok. Şu anda, Türk işçisinin hak ettiği anda, uzlaşmazlığa düştüğü anda greve çıkacak takati yoktur, grev yapmaya cesareti yoktur. Grev yapan işçiler, gerek kamu gerek özel hayatta tehdit edilen, işinden edilmekle, ekmeğinden edilmekle tehdit edilen insanlar hâline gelmiştir ve bu tehdit düzeyi o kadar yükselmiştir ki şu Parlamento çatısı altında, yürütmenin temsilcilerinin ağzından “O kadar boş, işsiz var, bulduğunuzla yetinin.” denecek kadar da ileri gidilmiştir. Dolayısıyla, şu anda, bu teklif diziniyle hayata geçirmeye çalıştığınız bu Anayasa değişikliği uygulanabilir değildir.

Bu gök kubbenin altında söylenmemiş güzel söz de yok, ilk çağlardan beri bir sürü güzel söz söylenmiş, anayasa metinlerine bir sürü güzel şey girmiş ama bu güzellikleri uygulanabilir güzellikler hâline getirmeye çalışmak yerine, daha zor, daha güç, daha az uygulanabilir hâle getirmenin ne İktidara ne yasamada görev alan değerli milletvekili arkadaşlarımıza yani iktidarıyla muhalefetiyle hiçbirimize bir faydası yoktur. Onun için, gelin, bu teklifi geri çekin ve biz, gerçek..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 3 Mayıs 2010

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook